ŞANZELİZE DÜĞÜN SALONU
Tarık Tufan, kalemini keyifli ve üslûbunu akıcı bulduğum bir yazar. Onun hayatın gerçekliğini ve olağan akışını bozmadan kurduğu sıradışı cümlelerini, insana dair duygulara hassas ve zârif dokunuşlarını seviyorum ve çok özgün buluyorum.
Bu romanına gelince;
"Ah Minel Âşk-î ve Hâlâtihi "
(Ah âşk 'tan ve onun hâllerinden ) adlı çalışmalardan güzel bir örnek olmuş bence
Roman kısaca ;
Âşktan bambaşka şeyler anlayan, bambaşka şeyler bekleyen ve âşk için bambaşka bedeller ödeyip, âşkın başka başka hâllerini yaşayan farklı karakterlerdeki insanların yaşadıklarını sürükleyici bir dille konu alıyor.
Karakterlerin içinde elbette favorim pek çok okur gibi Bâki Semih oldu. Kim hayatında böyle güçlü bir karaktere sahip, ayakları yere sağlam basan, cevvâl bir insan olsun istemez ki? Hayat her birimizi başka başka duygularla savururken tutunacak bir dost eli kime güç vermez ki ?
Acıdan sarsılırken bizi şefkatle sarıp sarmalayacak, hüznün kuytularında ağlarken gözyaşlarımızı silecek, yalnızlığın karanlık sokaklarında kaybolduğumuzda elimizden tutacak... Evet hepimiz isteriz böyle bir süper kahramanı. Böyle biri gerçekten var mı bilemem ama bana kalırsa böyle bir kahraman olmaya çalışmak onu bulmaktan çok daha ûlvi bir amaç.
Evet ben romanı keyifle ve âşkla okudum. Okumak isteyen arkadaşlara da şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Kendimce Âşk ;
Âşk; hakkında en çok konuşulan, yazılan, düşünülen,filmlere, şarkılara, şiirlere konu olan bir duygu.
Gel gelelim en çok yanıldığımız , çuvalladığımız, yaşadığımız vehmine en çok kapıldığımız da bir duygu aynı zamanda .Her insan mizacı,kabiliyeti ve temâyüllerine göre âşkı hisseder ve ruh dünyasında anlamlandırır.
Âşk kimi için Leyla ile başlayıp Mevlâ'da neticelenen ulvî bir yolculukken, kimi için Leyla'da başlayan ve biten süfli bir heyecandan ibâret kalır.
Âşk vazgeçmek, terketmek, göz yaşı dökmek ve maşûkunun hatrına tüm bu acılardan haz almaktır.
Âşkın olduğu yerde cesaret ,merhamet, dirâyet ve sebât vardır.
Âşk bedel ister ve bu bedel de iddiası âşk olanın ruhundan başka bir şey değildir.
Gerçek âşık, maşukunun yüzünden başka bir yüz göremez ve mâşukunun sesinden başka bir ses duyamaz. Âşk nedensiz, niçinsiz, amasızdır...
Aklın kalıpları âşkı idrâk etmekten acizdir. Ancak gönülle hissedilir ve yaşanır âşk ...
Âşk öyle bir simyâdır ki, insanı içinde taşıdığı, ama kendisinin bile bilmediği bir cevhere dönüştürür...
Tarık Tufan