Nazan hanımın kitabını bitirdiğimde bir arkadaşım bir yarenim bir dostumdan ayrılmış gibi hüzne kapılıyorum..
Kitabı öneren 1K sakinlerine öncelikle teşekkür ederim.
1K da sık sık karşıma çıkan bir iletiye denk geliyorum.
En sevdiğiniz yazar kimdir?
Ve önereceğiniz roman?
Beğenip geçerdim ..
şöyle baş köşeye oturtacağım bir roman hangisi diye kararsız kalırdım..
Nar Ağacı'nı baş köşeye oturttum..
Bast-ı zaman, tayy-i mekan...
Zamanda ve o zamanların mekanın da Trabzon, Taht-ı Süleyman"da(Azerbeycan), Tiflis'te, Bakü'de, Batum'da, İstanbul'da olağanüstü bir kurguyla sayfaların arasında kayboluyor insan..
Sanki kitap benim için yazılmış..
İçeriğinde kendimden öyle çok şeyler buldum ki..
Nokta atışı yapmış Nazan hanımcım cânımcım..
Kah tarihin tozlu sayfaları olsun, kah başka memleketlerin kültürü olsun, kah eski fotoğrafları, divan edebiyatı,dervişi,dergahı, asker mektupları, çay hanesi, halısı, narı, satır arasındaki Nilüfer'in şarkısı ,türküsü,Bizzet'in Carmen'i daha bir çok hoşuma giden, sevdiğim ne var ise bir kitaba sığdırmış..
En etkilendiğim bölümler Balkan harbi için gönüllü asker İsmail 'ın mektupları,günlüğü ve Büyük hanımın istanbul "a olan meşakâtli yolculuğu, göçü.
Göz yaşları içinde okudum..
Bu vatan kolay kazanılmadı...
Nice canlar gitti vatan uğuruna.. Aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun..
Asım'ın nesli nerde ?şimdi diye de düşünmedim değil:(
Ben bir kitapta aradığım herşeyi buldum..
Settarhan da yiğitlik, mertlik, dürüstlük, merhameti ve adam olmayı..
Büyük hanım' da can yoldaşı, gönül insanı umudu, azmi Anadolu'nun "Ana"sını
Hacı bey'de fedâkârlığı efendi ve beyliği ,babalığı
İsmail de Asımın neslini
Zehra da masumiyeti
Â'zam, Sofya, Mirza Han, yasemen, Trabzonlu kayıkçı, Çerkez Aslanbey aklıma gelen bir kaçı daha nicelerinde insanı insan yapan en güzel huyları, seciyeleri, karakterleri...
Vatanından memleketinden göç ettirilmiş muhacirleri...
Meçhul askerleri
Mehdileri
Yıkılan İmparatorluğu........
Nazan Bekiroğlu Akademik kariyerinin yanısıra tarihe, kültüre, coğrafyaya dair bilgisiyle, hakimiyetiyle gelenek ve göreneklere olan saygısı ve çerçevesindeki üslubunun naifliği ile, kelimelerin yan yana dizilimindeki ustalığı ve sihirbazlığında bellettiği duygular ile, olaylar zincirini bağlamada ki hüneri , kurgusuyla, içimizden biri şahsî münhasır karakterleri ile satır aralarına gizlediği gönül dergahının gülleri, sümbülleri, leylakları, elmaları , nar ağaçları ile kocaman bir bahçede gezer gibi okunası bir roman..
Şiddetle tavsiye ediyorum
"Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber"
Mehmet Âkif Ersoy
Selâmetle...