Sizleri, sizin zamanınıza davet ediyorum! Özlemişsinizdir.
Puan vermedi·216 syf.··
2024 82. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2024 01:12
Eskiler mi güzeldi, eskiden mi güzeldik? İkisi de güzel değildi belki de, sadece insanoğlu kafasını geriye çevirip baktığında güzel şeyleri görüp özlem duymayı seçiyor. Eskiden de zordu hayat, eskiden de kapanmayan yaralar vardı. Tek derdimiz, düşünce kanayan dizlerimiz değildi. - Şimdi nasılsın? +Biri bana ilk kez "nasılsın" diye sormuş gibiyim. 90'lı yılların çocuğuyum, yer yer çocukluğumu anımsadım okurken. Her sayfa biraz daha o yıllara götürdü beni. Mahalle bakkalları, çeyiz evleri, televizyon dizileri, çaya batırılan bisküviler, Tarkan, Bendeniz, Sezen Aksu... youtu.be/n4bHHtrcmn0?si=... Peşin satan, veresiye satan. "Duvarda asılı duran veresiye satan, peşin satan tablosuna uzun uzun baktım. Ben kesin veresiye satanım. Bir gün nasılsa karşılığını alacağım diye neyim var neyim yoksa veriyorum." Öyle değil miydik? Elimizdeki salçalı ekmeğe kadar paylaşan çocuklardık. Verdi mi hayat karşılığını? Ah şu veresiye satan ruhumuz... Nasıl oldu anlamadım Mihrap. Bir anda yaşlandım yani. Deprem bile daha yavaş olmuştu valla. O gece biz uyumuyorduk, uyku tutmamıştı. Ersin'le birbirimize bakıp "Sallanıyor muyuz?" demiştik. Ben "Yaşlanıyor muyum?" bile diyemedim. Anlamadım gitti. Mihrap, hikayemizin başkahramanı. Biraz Sıdıka'yı andırdı bana. "Sevgisiz evde çiçek mi büyür be," diyordu Sıdıka. Sevgisiz değil de kendi adına kararlar alınmış bir hayatta annesiyle birlikte yaşayıp gidiyor Mihrap da. Sevgisizden pek farkı yok aslında. Zamanın kızlarının kaderini yaşıyor. Az şey mi? Münasip görülüyor evleniyor, münasip çıkmıyor boşanıyor... "Biri boşanınca boşanmak normalleşiyor. Biri aldatılınca aldatılmak normalleşiyor. Biri dayak yiyince dayak..." Yeniden sevmeye hakkı olduğunu düşünüyor, ışığı söndürülüyor: "Yarını beklemeden, hayatımın ışıklarını bir anda söndürenlere, neşe sesimi bastıranlara, kurtuluruz diye işaret ettiğim yerleri bombalayanlara, sabah göğsümde ağır külçeyle uyanmama sebep olanlara dünyayı dar edicem. Hemen, şimdi." "Yıllardır bildiğim öğrendiğim bir şey varsa, çok acı çekerken başınıza başka bir şey gelirse şanslı olduğunuz. Çünkü bir acı ancak ve ancak başka bir acıyla unutulur." Öyle mi olur sahiden? Acının ilacı acı mıdır yoksa her acı adım adım eritir mi insanı? Adım adım milenyum... Ne heyecanla beklemiştik 2000 yılını. Oysa ne geldiyse o tarihten sonra geldi başımıza. "Hayatımız beklemekle geçiyor." Beklediğimizi bulabiliyor muyuz sanki? Her geçen gün saçımıza bir kır daha ekliyor. "İnsanın yaşlandıkça saçlarının beyazlamasını anlıyorum da göz renginin solmasına alışamıyorum." Annesiyle yaşayan bir kızın hikayesi. Annesiyle yaşlanan bir kadının hikayesi. Ne çok hüzünlendim okurken. Ne çok güldüm. Aldatma dedektifliği, kaçak et kesimi, Uğur Dündar... Sahi, aklınıza ne geliyor kaçak et kesimi deyince? "Milenyumda acı çekilir mi bilmiyorum." Esas acılar milenyumda belki de. Samimi bir üslubu vardı yazarın. Acıyı da güldürüyü de eleştiriyi de güzel harmanlamış. Her şeyden biraz, sizden çok çok vardı. Okurken birçok yerde kendinizi bulacaksınız, hele ki seksenlerin, doksanların çocuğuysanız. Bu yaşa geldim, hâlâ mahalle bakkalının önünden başka yere ait poşetle geçemem. İçim hüzün doldu okurken, yalnızca Mihrap'ın değil benim de karaciğerim gitti. Biraz umut adına madem Sıdıka ile başladık yine onunla bitirelim: "Bugün kötü olan her şeyi kendisiyle baş başa bıraktım, çünkü dışarıda bahar vardı. Yarın yine olacak."
Edebiyat
Bizim ZamanımızSinem Sal · Karakarga Yayınları · 20211,854 okunma
··
3.880 Gösterim
9 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okurken, 80’lerin o samimi ve doğal günlerine döndüm bir an.O zamanlar hayatın basitliğinde saklı olan mutluluğu hatırladım.Sokaklarda oynanan oyunlar,mahalle kültürü,bakkaldan alınan veresiye ekmek arası,bisküviler,çikolatalar… Odadaki Tarkan posterleri…Ve anneannemin salçayı sakladığı günler geldi aklıma.Zamanın eskimeyen anıları.80’ler gibi, bu kitap da biraz hüzünlü de olsa insanı o güzel günlerin huzuruna davet ediyor demekki okumadığım bir kitap ama mutlaka okumak için listeme ekliyorum.Eskiyen sadece zaman değil,belki de o zamanın samimiyeti… Ama ne olursa olsun, o yılların sıcaklığı içimizi ısıtmaya devam ediyor. Güzel bir inceleme olmuş hocam emeğinize sağlık.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Gerçekten eskidi o zamanın samimiyeti. Kimseye güvenemez olduk...
Yine mükemmel bir inceleme olmuş :) Son günlerde kalemini çok merak ettiğim bir yazar ve sizin yorumunuzla bu kitap içime çok sindi en kısa zamanda mutlaka okumak istiyorum.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum, şimdiden keyifle... 😊
Çevremde ve okur dostlarımda çok fazla rastlamadığım bu kitabı siz okuyup yorumlayınca,eski bir dosta sokakta tesadüfen rastlamış gibi sevindim 👏 fazlasıyla sevmiş ve hüzünlenmiştim ben de okurken ...
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Ah, buna çok sevindim...
Eskiden güzel... . İyi niyetlerin su istimal edilmediği, adımızın ardına sıfatlar konulmadığı zamanlar.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Galiba...