Okurken, 80’lerin o samimi ve doğal günlerine döndüm bir an.O zamanlar hayatın basitliğinde saklı olan mutluluğu hatırladım.Sokaklarda oynanan oyunlar,mahalle kültürü,bakkaldan alınan veresiye ekmek arası,bisküviler,çikolatalar… Odadaki Tarkan posterleri…Ve anneannemin salçayı sakladığı günler geldi aklıma.Zamanın eskimeyen anıları.80’ler gibi, bu kitap da biraz hüzünlü de olsa insanı o güzel günlerin huzuruna davet ediyor demekki okumadığım bir kitap ama mutlaka okumak için listeme ekliyorum.Eskiyen sadece zaman değil,belki de o zamanın samimiyeti… Ama ne olursa olsun, o yılların sıcaklığı içimizi ısıtmaya devam ediyor. Güzel bir inceleme olmuş hocam emeğinize sağlık.