“Kiliseye girdim ve sunağı iyi görebileceğim bir sıraya oturdum. Sıranın üstünde, yanımda duran bir dua kitabını elime aldım. Sayfalarını çevirdim. Bir mezmur buldum. Mezmuru okudum: 'Asperges me, Domine, hyssopo, et mundabor: lavabis me, et super nivem dealbabor. Miserere mei, Deus, secundum magnam misericordiam tuam. Gloria Patri!' Ve sonra: 'Me expectaverunt peccatores, ut perderent me: testimonia tua, Domine intellexi: omnis consummationis vidi finem: latum mandatum tuum nimis. Beati immaculati in via: qui ambulant in lege Domini. Gloria Patri.' Hepsini bir defa daha okudum. İkinci defa. Üçüncü defa. Ama artık dayanamaz olmuştum, kendimi burada düşünemiyordum bile, ayağa kalkıp kiliseden dışarı çıkmak zorunda kaldım.” (s. 116)
~~~~~•
İlk okuduğu satırlar 51. Mezmur’a ait.
“Beni mercanköşkotuyla arıt, paklanayım,
Yıka beni, kardan beyaz olayım.
Neşe, sevinç sesini duyur bana,
Bayram etsin ezdiğin kemikler.
Bakma günahlarıma,
Sil bütün suçlarımı.”
(Mez. 51, 7-9)
Diğer satırlar ise 119. Mezmur’dan alıntılanmış. Ancak ilk başta 95-96’dan devamında ise 1’den alıntılama yapılmış.
“Kötüler beni yok etmeyi beklerken,
Ben senin öğütlerini inceliyorum.
Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm,
Ama senin buyruğun sınır tanımaz.
(Mez. 119, 95-96)
Ne mutlu yolları temiz olanlara,
RAB’bin yasasına göre yaşayanlara!”
(Mez. 119, 1)