Bu kitap, İngilizce'ye doğrudan çevirisi olmayan benzersiz, komik ve dokunaklı yabancı kelimelerin yer aldığı, 50'den fazla çizimden oluşan sanatsal bir koleksiyon. Kitabın Türkçesi yok, ilgimi çektiği için ve kütüphanemde bulundurmak istediğim için, ben de yabancı bir siteden almıştım.
Dil eğitimi geçmişi olan benim gibi biri için, bu çok ilginç ve okuması eğlenceli bir kitaptı.
Diller arasında çevrilemeyen kelimelerin zorluklarını biliyorum. Her şey, anlamları bozulmadan özgürce çevirmek ve doğru kelimeleri bulmakla ilgili. Ama bazen çevirirken bir kelimede tıkanıp kalırsın, anlatmak istediğini tam da ifade edecek kelimeyi bulamazsın ya. İşte bu kitap da çeşitli kültürlerden ve dillerden çevrilemeyen kelimelerin, çizimle birleştirilmiş hâli (sayfalarından birkaç örnek paylaşırım birazdan, ne demek istediğim anlaşılır böylece).
Örn. ‘Gezellig' kelimesi (benim anadilim Felemenkçe’den bir kelime, ve bu Hollanda’ya has bir sözcüktür). Çokça kullanılır, bütün ‘hoş ve keyifli zamanları’ kapsar, ama Türkçede anlatmak isterken buna uygun bir kelime bulamam mesela, yani O tadı vermez. Kitaptaki başka bir Felemenkçe kelime daha: ‘Struisvogelpolitiek’: Kelimeyi tam anlamıyla çevirecek olursam: ‘Devekuşu siyaseti' veya 'kafanı kuma gömmek', ‘kötü bir şey olduğunda fark etmemiş gibi davranmak ve her zamanki gibi devam etmek.’
Diğer ülkelerden de bahsedelim biraz:
Japonca'da ‘güneş ışığının ağaç yapraklarından süzülme şeklini’ ifade eden bir kelime olduğunu biliyor muydunuz? Ya da ‘bir ren geyiğinin dinlenmeye ihtiyaç duymadan önce kat edebileceği mesafe’ için bir Fince kelime olduğunu? Bunlar için özel kelimeler uydurmuş, buna kafa yormuş olmaları gerçekten ilginç. ‘Muz yemek için gereken zaman' anlamına gelen Malayca ‘Pisanzapra’ kelimesi gibi. Ya da İtalyanca'da ‘bir hikâye tarafından gözyaşlarına boğulmak’ veya İsveççe'de ‘üçüncü fincan kahve’ için buldukları kelimenin ne olduğunu öğrenmek isterseniz, buyrun okuyun. Tabii birazcık da İngilizce bilmeniz şartıyla.
Sözcükler geldikleri kültürlere dair fikirler de veriyor ayrıca. Okuduğum bazı sayfalarda ise, ‘bunu ben de yaparım, bu eylemin bir kelime anlamı mı varmış’ diye düşünüp kaldığım kelimeler de oldu böylece..
İletişimin inceliklerini inceleyen bu akıllıca ve güzel bir şekilde işlenmiş eserde, kusurlu çevirinin sanatı içinde kaybolurken, kendinizi ifade etmenin yeni yollarını bulacaksınız.
Siz de ‘Çeviride Kaybolmak’ istiyorsanız, okuyun bu güzel kitabı…