·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Ağustos 2024 16:42 "HÂLFABE"
'Zıtlıklar insanı Kemal'e erdirmek için hayata konulmuş işaretli levhalardır.'
Geceler gece olarak kalmaz.
Tufan bile dindi ise gökyüzü ruhumuza yönelmiş çatlak kaşını elbet indirir.
Bütün bunların hepsi ilahi bir uyumu remzeder.
Öyleyse insan, yola revan olmaktan beri durmamalıdır.
Varlığını anlamlandırmak için yürümeye devam etmelidir. İnsan kalbinin ritmine ruhunu uydurmalı ki seyyal devam etsin.
Hâlfabe nedir? İsmi anlatmak için alfabe kullanıyoruz, hâli anlatmak içinse hâlfabe.
Uzun bir yol olan dünya hayatını bizler için anlamlı kılan gelişler ve gidişler arasında yaşadıklarımızdır.
Ne hâlin varsa gör, bizi bu cümleye bambaşka açıdan bakmaya, daha derin düşünmeye sevk ediyor kitabımız. 'Bir sitem, bir isyan, bir bıkkınlık değil hâlbuki, belki de karşıdaki için elinden geleni yaptıktan sonra onu kadere emanet etmektir.' bu söz.
Yaşanması gereken yaşansın deyip gelecek güzelliklere umut etmektir. Hâllerden geçip hâlden anlamaya davet ediyor bizi yazarımız.
Giriş bölümüyle başlayan kitap sırasıyla yalın, belirtme, yönelme, bulunma, ayrılma ve çıkış olmak üzere yedi bölümden oluşuyor.
Maneviyatı yüksek, tasavvufi yönü ağır bir eser.
Şiirlerle desteklenmiş deneme türünde...
Dünya bir yol ve sen bu yolun en kadim yolcususun. Bu yolda asla yalnız olmadığımız vurgulanıyor. Hâl diliyle yaşamanın anahtarlarını sunuyor bize, pek çok kapı aralıyor. Yol haritaları insana tuzak yerine umut olsun'u vurguluyor. Yolun özellikleri var. Yoluna özenir ve de bencillik yapmazsan o yol daha da güzelleşir. Derin ve düşündürücü hikayeler karakterin duygusal yönünü çok başarılı bir şekilde yansıtıyor. Hayatlarımızı sorgulamaya da teşvik ediyor. Bazen sözlerin, davranışların ardındaki gizemi, derinliği görmek için farklı pencerelerden bakıp düşünceleri aralamak gerekir. Çevremizdeki incelikleri, detayları görmezden geliyoruz çoğu zaman. Yanıbaşımızdan kayıp giden onca insan, akan hayat var. Bilerek isteyerek ya da farkında olmadan önemsemiyor ötekileştiriyoruz.
Yitirdiğimiz bunca hâl bilmezlik neden peki?
Kitabın her sayfasında yazdığı gibi yazarımızın hâl diliyle öğrenmek yok olup gitti lügâtımızdan, hayat felfesemizden. Evrende neden var'ımı unutup bir maddiyat furyasına dalıp gittik. Her şeye fazlasından değer verip amacımızı, yaşam gayemizi, insan olmanın erdemini unuttuk.
Hayatın karmaşık ve katmanlı yönlerini anlamak ve yaşamak isteyen hâlfabe ile tanışmalı. Hâlfabe, harflerden ziyade hâllerin anlatıldığı, kalbe hitap eden, anlatımı ile yazarın hayatında aldığı yollardan, yaşadığı mevsimlerden, edindiği deneyimlerle biz okuyucuları akıldan kalbe uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.
Keşifler âlemine yolculuk alıyoruz her satırda.
Harf yerine hâlleri okudum. Dolanmadan tekrara düşmeden.
Hâl diliyle okuyunki anlayana âşk olsun.
Aklımız, kalbimizin sesi olsun.
Kitapla Kalın.