Herkes, her ne pahasına olursa olsun, masum olmak dileğinde, hatta bunun için tüm insan soyunu ve Tanrıyı suçlamak gerekse bile. Bir insanı zeki ya da yüce ruhlu kılan çabaları övmekle onu şöyle böyle sevindirirsiniz. Tersine, onun doğal yüce ruhluluğuna hayran olursanız, yüzü ışıldar. Buna karşılık, bir suçluya, hatasının doğasından ya da karakterinden değil, talihsiz koşullardan ileri geldiğini söylerseniz, size derinden minnet duyar.
Sayfa 57·Kitabı okudu
·
41 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Monsilya
Gönderi Sahibi
Tabi burada suçlunun suçunu kabul edip etmediğine bakmak lazım. Suçlu suçunu kabul ediyorsa suçunu durumsal etkenlere bağlamanızdan ötürü size minnet duyar. Ancak suçunu kabul etmeyen biri buna öfke duyar. Çünkü davranışının suç olduğunu kabul etmez, kendini haklı görür. Kontrolünün elinde olduğuna, "kötülüğü" tamamen kendi özgür iradesiyle yaptığına inanır. Mesela Dostoyevski'nin kötü karakterlerini düşünürsek durum tam olarak böyledir (bkz. Ecinniler - Nikolay Vsevolodoviç Stavrogin, Suç ve Ceza - Raskolnikov).