Yıl 1928. Savaş bitmiş. İnsanların üstünden büyük bir yük kalktığı için herkesin tek derdi huzur bulmaktır. Toplumdaki uzun süredir görülmeyen bu huzuru da başkasının bozmasına izin verme gibi bir niyetleri yok.
Dönemin gençleri ise bu sükunetten fazlasıyla rahatsızdır. Bu yüzden "İç savaş" adında bir dergi yayınlamaya başlarlar. Zaman geçtikçe bu başkaldırılarının verimsiz olduğunu görürler. Daha da fazlasını yapmak adına bu kez Rosenthal komplo önersiyle gelir. Grubun içinden farklı sesler çıkar. Lakin nihayetinde karar verilir. Zor olacaktır. Ama yine de denenecektir. Bir tek noktada yanılır bu gençler. Hayat sürprizlerle doludur. Ve onlar adına çok yakında beklenmedik gerçekler başlarına gelecektir. Kader mi? Belki... Şans mı? Onların şansa inandıklarını hiç sanmıyorum.
Sınıfsal ayrım, aşağılanma, kişilik arayışı, hür olma arzusu ve başkalaşım mevcut bu kitapta. Sizin kendinizle çatışmanıza neden oluyor. Nasıl mı? O da yazarın kendi büyüsü diyebilirim. İsyan etmenin ne derece doğru ya da hatalı olduğunu algılanmanızı sağlıyor. Aile içindeki sevgi -ya da ilgi diyelim biz ona- yoksunluğunu vurguluyor. Yazar için bir dipnot düşecek olursam; Fransız Kominist Partisi üyesiyken Hitler saldırısından dolayı orduya katılıyor. Henüz 35'inin baharında vefat eder. Ölümden sonra kıymeti bilinir mi? Karalama her ülkenin kirli gerçeği bana göre. Etkilenir misiniz? Kesinlikle öyle. Okunmalı dediklerim arasına girdi.
#komplo #paulnizan #selyayincilik