·136 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Eylül 2024 00:36 Zamanın bir kokusu vardır; insan bu kokuyu sadece durduğunda alır. Sürekli hareket eden insan, zamanı hissedemez, zaman birbirine eklemlenemez, bir tespihin taneleri gibi bölük pörçüktür. Endüstri toplumu emeği kutsar, çalışmak her şeydir, insan dinlenmesi de tekrar çalışmak içindir, düşünmek için değil. Sürekli çalışan ve hareket eden insan durmaz, nefeslenmez halbuki durduğunda insan düşünür, bir yüze derin derin baktığında ona anlam yükler, hızlandığında değil durduğunda görür onu. Vita contemplativa (anlam olarak derin düşünme) olmadığı zaman insan, kendi yapıp ettikleri içinde boğulur. Tüketim toplumu, endüstri toplumu bu es vermeyi istemez, insan makinelere göre yaşar, makineler insanı kontrol eder noktaya gelmiştir çünkü üretim sürekli devam etmelidir, artık çalışmak bir norm haline gelişmiştir, insanın boş zamanı da düşünmek için değil, o zamanı ‘öldürüp’ tekrardan çalışmaya dönmesi içindir. Zaman öldürmek deyimi de buradan türemiştir. İnsan artık ‘animal laborant’ olarak yaşamına devam eder çünkü insan derin düşünmedikçe hayatı kaçırır, sürekli hareket ettiği için görmesi gereken her şeyi kaçırır, zamanın nasıl geçtiğini anlamaz çünkü zaman artık kokusuzdur.