kazuo ishiguro anılar ve bellek üzerine yazıyor hep kitaplarını. karakterle birlikte onun geçmişinde ve zihnine üşüşen anılarda geziniyoruz. yazar öyle belli belirsiz yapıyor ki bunu, hangisi doğru hangisi hatalı neler hatırlanmış neler değişmiş hepsini görüp sorgulayabiliyorsunuz. sizi de kendi hayatınıza dönüp bir bakmaya itekliyor kitapları, bu yönüyle bayılıyorum ishiguro edebiyatına.
uzak tepeler yazarın ilk eseriymiş. okuduğum diğer 2 eseri olan Beni Asla Bırakma ve Günden Kalanlar ‘a kıyasla ilk eseri olduğunu belli ediyor olsa da çok severek okudum ben uzak tepeler’i.
bir yandan da yine japonya’dan bir yönetmen olan hirokazu kore-eda’ya dehşet benzetiyorum yarattıkları dünyaları. still walking filmindeki karakterlerin çok benzerlerine ishiguro’nun romanlarında da rastlıyoruz mesela.
“belleğin güvenilmez bir şey olabileceğini anlıyorum; çoğunlukla insan hangi koşullarda anımsıyorsa bellek onların rengini büyük oranda taşıyor.”
anılar üzerine düşünmeyi konuşmayı sevenler uzak tepeler’i de sevecektir diye düşünüyorum.
Uzak TepelerKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20181,938 okunma