Hepimizin aşina olduğu yeşilcam filminin esin kaynağı olan bu kitap, Türk Edebiyatı'nın ilk korku romanı olma özelliğini de taşımaktadır. Korku romanı dense de pek de korkutmayan hatta tebessüm ettiren bir havayla kaleme alınmıştır. Tebessüm ettirirken de düşündüren ve içinde güzel bir mesaj barındıran bir eserdir Gulyabani. Buradan alınması gereken en önemli mesaj ise, batıl inançların yanlışlığından da öte bunların bazı kimselerin kendi çıkarı uğruna kullanmasıdır.
Halkın muhtelif konulardaki bilgisizliğini, mesnetsiz uydurmalar ile kendi menfaatlerini besleyen bir çarka dönüştüren insancıklar bugün bile bir hayli mevcuttur. Bunu genellikle dini semboller eşliğinde gerçekleştiren bu kimsecikler sağlık ve eğitim gibi son derece önemli alanlarda da sıkça yapmakta ve buradan para veya örgüt çıkarı gibi menfaatler gütmektedirler. Umarım Türk milleti her daim gerçek mürşidin kim olduğunu bilen bir medeniyet seviyesine yükselir. Yükselir de böylelerinin kökü kurur. Esen kalın, iyi okumalar :)