·
Okunma
·
Beğeni
·
3.365
Gösterim
Adı:
Gulyabani
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
182
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059681131
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Onun hikayeleri içinde en ünlüsü, en meraklısı Gulyabani olmalıydı. Bu bir masal değil, olmuş bir şey, gençliğinde Muhsine Hanım’ın uğradığı acayip ve üzücü bir serüvendi. Bunu kendisinden dinlediğim gibi anlatacağım. Ama anlatanın arı ve duru dili, olayın anlatılan satırlara bütün incelikleriyle geçirilmesine elverişli olmadığı için, gerektikçe asıl olmayan özel terimleri kullanmak zorunda kalacağımı belirtmek zorundayım. Yani Muhsine Hanım’dan dinlediğimi kendi hikaye dilimle yazacağım. Bazı cümlelerin, hikayeyi anlatan kadının saf ağzından çıktığına şaşıp kalacak olan okuyucularımın karşı çıkmalarına karşı bunu söylemeyi gerek gördüm.
160 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Geçen yıl bu zamanlar okumuşum bu kitabı... Üzerine birkaç söz yazmak geldi içimden... Her şeyden önce ben çok eğlendim bu kitabı okurken. Çok farklı ve yerel bir durum komedisi. Bildiğim kadarıyla edebiyatta çok da örneği yok bu türün... Aynı zamanda çok başarılı bir hurafe eleştirisi, toplumsal hiciv örneği...

Pek çoğumuz Gulyabani karakteriyle sinema vasıtasıyla tanıştığımız için daha sonra kitabı okuduğumuzda ister istemez Adile Naşit'in gözlerinin fal taşı gibi açmasına, Ayşen Gruda'nın dilinin tutulmasına sebep olan o beyaz sakallı enteresan devasa yaratık canlanıveriyor gözümüzde... Ancak Süt Kardeşler filminin konusu birebir kitaptan alınma değil. Sadece Gulyabani detayı filme ilave edilmiş. Kitabın orjiinal hikayesi çok daha eğlenceli ve sürükleyici...

Yine de 1913 yılında yayımlanan bir eserin, 1976 yapımı bir filmde yeniden hayat bulması, sinema ile edebiyat arasındaki bu geçişkenlik ve işbirliği, doğru insanların elinde doğru bir şekilde uygulandığında çok anlamlı ve kalıcı sonuçlar verebiliyor.

Tekrar kitaba dönersek, hurafe ya da batıl baştan sona mizahi bir dille yerilmiş. Hurafe, bizim kültürümüzde, diğer kültürlere nazaran çok farklı çeşitlere sahip ve gündelik yaşam üzerinde çok daha etkin... Özellikle o dönem, bir yazara kitap yazdıracak kadar hayatın içindeymiş... Günümüzde de varlığını devam ettiriyor ama eski gücünde değil artık. Ya da biçim değiştirerek varlığını sürdürüyor dersek de yalan olmaz...

Eğer yeterli vaktiniz varsa bir günde, hatta yarım günde elinize alıp, bir solukta okuyup bitirebileceğiniz bir eser. Kitap bittiğinde yüzünüzde kocaman bir tebessüm bulacak, üretkenlikte eşi benzeri olmayan klasik Türk edebiyatına derin bir hayranlık duyacaksınız.

Herkese keyifli okumalar dilerim...
160 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Bir Hanımnine Hüseyin Rahmi Gürpınar'a mektup yazarak toplantılarında tandır başında kadınların okuyabileceği bir eser yazmasını rica ediyor.Lakin bu eser bilimsel,felsefi,teknik zeminden uzak olmasını çünkü cahil arkadaşlarının bunu anlayamayacağını,bunun yerine konusu cinler,periler,gulyabaniler olan masalla roman arası bir şey olmasını istiyor.

Hüseyin Rahmi Gürpınar'da bu hanımnineyi kırmayıp onun istediği gibi gulyabanilerle,ecinnilerle,perilerle dolu bir hikaye veriyor onlara ve ortaya eğlencesi bol bir eser çıkıyor.Tabiki bunları Hüseyin Rahmice yapıyor.Batıl inançları çok güzel eleştiriyor.İncelememin sonunda Adile Naşit'e de Allah'tan gani gani rahmet diliyorum.Sebebini okuyan ve filmini defalarca izlemiş herkes anlamıştır. :)
160 syf.
·2 günde·7/10
Türk edebiyatının tanınan isimlerinden Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okuduğum ilk kitap Gulyabani oldu. Neden bu zamana kadar okumadım, çünkü okullarda sürekli anlatılıp övülmesi bende hiç merak ve istek bırakmadı. Bazı isimlere yeni giriş yapıyorum bu çok normal, hepsini aynı anda okuyamam. Gulyabani deyince aklımıza ilk olarak Süt Kardeşler filmindeki o garip yaratık geliyor. Bazıları çocukken korkmuş olabilirler fakat bence oldukça komikti. Kitapta da komiklikler var. Önemli mesajlar içerdiğini görmek mümkün. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın dili biraz ağır, çünkü o zamanki dil ağırdı. Sadeleşmiş versiyon okuduğum halde ara sıra zorladı beni. Rus edebiyatı yazmak istemiş sanki yazar ama tam olmamış gibi biraz daha pişmeliymiş bence. Oldukça az karakter var ve her sayfada aynı kişileri görmek sıkıcı hale geliyor. Kitap iyi hoş ama edebiyat öğretmeni olacak bazı kişiler fazla abartmışlar bana göre. Kitabın başında bir okur mektubu ve yazarın ona cevabı vardı. Gulyabani daha çok ısmarlama bir kitap olmuş, zorla yazılmış gibi geldi. Hikayeye geçersek; Muhsine diye genç bir kadın tanıdık vasıtasıyla İstanbul'un ücra köşelerindeki bir köşkte hizmetçiliğe başlar. Söylentilere göre köşkte bol bol periler ve cinler bulunur hatta daha önceki hizmetçiler uslu olmadıklarından ölmüşlerdir. Ondan istenen asla meraklı olmaması ve bu peri tayfasını kızdırmamasıdır yoksa canına mal olacaktır. Hurafeler içinde yaşayan insanların nasıl cehaletin kapanında rezil bir yaşam sürdüklerini okuyoruz kitapta. Yazar toplumumuzu hem uyarmak hem ders vermek istemiş, aklın yolunu seçmeyi ısrarla öğütlemekte. Başlarda biraz sıkıldım aslında bu ne böyle dedim ortalara geldikçe işin rengi değişiyor. Sürekli başka konulara atlaması canımı sıksa da sonu gerçekten tatmin edici. Orada söylenmesi gereken her şey söyleniyor, bütün sır açığa çıkıncaki olayları okumak güzeldi. Son bölümde ortaya çıkan Hasan bana yazarın kendisi gibi geldi. Erkek olduğu halde kadınların iç dünyasını gayet güzel anlatmış yazar. Fakat yaşını başını alan evlilerin hala birbirimizi çok seviyoruz palavrası olmasa iyiydi, bu zaten filmlerde ve kitaplarda olur gerçek hayat böyle değil. Genel olarak kitap iyi fakat abartılacak bir yanı yok. Bazı kısımları boğucu sadece onun dışında anlatmak istediği güzel şeyler var. Köpeğin adı şeytandı mesela, cinlerden korusun diye verilmiş gibi. Süt Kardeşlerdeki arap kadın bence o gulyabaniden daha korkunç.
160 syf.
·5/10
Hüseyin Rahmi bu eserinde toplumun yanlış inanışlarına, hurafelerine dikkat çekerken mizahtan da bir hayli yararlanmış. Keyifle, çok rahat okunacak bir kitap. Öğrencilerimin heyecanla okuyup bana tavsiye etmeleriyle okudum ve sevdim.
160 syf.
·3 günde·Beğendi
Okuduğum en eğlenceli kitaplardan oldu Gulyabani. İlk başlarda okumaya başladığımda biraz garip geldi ama çok geçmeden kendisine aşırı derecede bağladı. Olayların geçisi kadın karakterimizin konuşmaları falan o kadar etkileyciydi ki kendimi alamadım. Olayların nasıl çözüleceği ile ilgili onlarca soru soruyorsunuz kendinize ve neredeyse hepsinin cevabını alıyorsunuz. Bu tarz kitaplar pek te çıkmaz. Kaçırmayın mutlaka okuyun.

Ayrıca yanlış hatırlamıyorsam Süt Kardeşler filmindeki Gulyabani olayı da bu kitaptan esinlenmişti.
184 syf.
·Beğendi·7/10
"Gul" arapların islamiyet öncesinde dişi cine taktıkları addır. Gulyabani sözcüğü Gul-i Beyabani'den gelir.
Kitabın adından anlaşılacağı üzere cinli , hurafeli bir roman.Hurafe murafe inanırım bazılarına.Okuduktan sonra besmeleyle gezindim evde :)
İşin özü ,Gürpınar o döneme göre gayet başarılı ürpertici bir eser çıkarmış.Evde karanlıkta kitap gözlüğü ile okursanız ; kitabın önsözünde H.Rahmi Gürpınarın dediği gibi ; "Yazış sırasında iyi saatte olsunlar rüyama girdiler. Bakalım okuduktan sonra size neler olacak?"
192 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Efendimmm bu güzel eseri de gece hitama erdirdik. Çok keyifli bir kitaptı. Bazı yerlerde gülmekten bir hal oldum, tekrar okumaya zor odaklandım. Haa gerçi ben gülmeyi severim, belki gülmeyi daha az sevenlere bu abartı gelebilir. Yani eğer her şeye gülemeyen biriyseniz yorumumu ciddiye almayın :) Sonra " Vay efendim, kitabı çok övmüştü falanca kişi, ben hiç gülemedim" demeyin, şimdiden yazıyorum :) Ne diyorduk? Bazı yerlerinde gülmekten kitaba zor adapte oldum. Bazı yerleri hiç unutamayacağım sanırım :))) Velhasıl ne yazsam kitap hakkında bilgi verecekmişim gibi düşünüyorum. Bu metin 1909 yılında yazılmış. Bence Avrupa'daki o korkunç sinema filmlerinin senaristlerinden biri bu kitabı okumuştur :))) Sonra muadilleri olacak şekilde de çoğalmıştır diye düşünüyorum :)) Bence korku filmi konusu nasıl olur bizden öğrendiler :))) Haa ama bir bizimkiler öğrenemedi o ayrı :/ :) Bilirsiniz "Süt Kardeşler" isimli sinema filminden Gulyabani'yi tanıyoruz. Ancak ben o kısımları net hatırlayamıyorum. Sadece Gulyabani'nin gelişi ve yürüyüşü gözümün önüne geliyor :) Bu vesileyle o filmi tekrar izleyeceğim. Kitap hakkında bilgi vermek istemiyorum. Bence vakit kaybetmeden okuyun. :) Bu olayın yaşanmış bir olaydan, üzerine biraz eklemeler yazılarak kitap halini aldığını da unutmayın, keyifli okumalar diliyorum. :)
160 syf.
·Beğendi·10/10
Eserde masalcı yanın çok olması kitabı zevkli hale getirmiştir. İnsanların her zaman bilimsel düşünceye yer vermesi gerektiğini savunması bakımından,her söylenene inanmamak gerektiğini vurgulaması bakımından gençlerin okumasını tavsiye ederim.
160 syf.
·Puan vermedi
Süt Kardeşler filmini izlemeyen yoktur herhalde, filmin senaryosunun alındığı kitabı okumak çok büyük keyifti, Muhsine çok çok uzak bir yere hizmetçi olarak gitmek zorunda kalır. Bu gittiği köşkün perilerle cinlerle ve en korkuncu Ahu Baba yani Gulyabani ile çevrili olduğu söylentisi almış başını gitmiştir. Muhsine ilk geceden perilerle cinlele tanışır, bu tanışma aklını başından almaya yetecektir. Evin hanımının da akıl sağlığı evde olanlar sebebiyle yerinde değildir. Çok keyifli bir kitaptı özellikle tekerleme kısımları müthişti.
160 syf.
·10/10
Bol cinli, perili , Samsam-lı, Gamgam-lı ve bir de tekerleme-li - mani-li Hüseyin Rahmi romanı. Batıl inançların, hurafelerin kullanılarak saf ve namuslu insanların nasıl kandırıldığını anlatıyor yazar. Kitap , okurlardan bir haminnenin yazardan kendi yaşıtlarına anlatabileceği bol esrarlı, garipliklerle dolu, perili- cinli.. romanla masal arası bir eser yazmasını istediği mektupla başlıyor. Yazar cevabinda :"Bazi sayfalarda eğer çarpıntınızın şiddetinden tandır mangalını devirmez ya da bozayı üstünüze dökmezseniz her türlü paylamanıza razıyım. " diyor. Ve olaylar burada başlıyor. Kitabın sonuna kadar da korkunun, gizemin hakkını veriyor.
Efsuncu Baba , Kuyruklu Yıldız Altında Bir Izdivaç, Kadınlar Vaizi, Kaynanam Nasıl Kudurdu, İki Hödüğün Seyahati,okuduğum diğer eserleri. Mutlaka okunması gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum ve tavsiye ediyorum
191 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Fantastik öğelere sahip, eğlenceli, heyecanlı ve insanı merakta bırakan bu klasiği çok beğendim ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Okuyanlar; çok eğleneceksiniz çok. :)
Yattım sağıma
Döndüm soluma
Melekler şahit olsun
Dinime imanıma
Kalırsam çok şükür
Ölürsem Allah'ın hükmüdür
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 175 - Bilgi Yayınevi
Her gördüğünü bilmeye uğraşmamalı, her işittiğini merak etmemeli.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 38 - Mühür kitaplığı
Alemin aklını mezada çıkarmışlar da gene herkes kendininkini beğenip almış. Akılcığımı kimselerinkine değişmem vallahi...
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 64 - Mühür kitaplığı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gulyabani
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
182
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059681131
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Onun hikayeleri içinde en ünlüsü, en meraklısı Gulyabani olmalıydı. Bu bir masal değil, olmuş bir şey, gençliğinde Muhsine Hanım’ın uğradığı acayip ve üzücü bir serüvendi. Bunu kendisinden dinlediğim gibi anlatacağım. Ama anlatanın arı ve duru dili, olayın anlatılan satırlara bütün incelikleriyle geçirilmesine elverişli olmadığı için, gerektikçe asıl olmayan özel terimleri kullanmak zorunda kalacağımı belirtmek zorundayım. Yani Muhsine Hanım’dan dinlediğimi kendi hikaye dilimle yazacağım. Bazı cümlelerin, hikayeyi anlatan kadının saf ağzından çıktığına şaşıp kalacak olan okuyucularımın karşı çıkmalarına karşı bunu söylemeyi gerek gördüm.

Kitabı okuyanlar 542 okur

  • Ado Aprile

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları