280 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Konusuna dair bir fikrim olmadan başladım kitaba; çünkü Hasan Ali Toptaş'ın evreninde asıl tadını çıkarmam gereken şeyin dil olduğunu düşünüyorum. Daha önce yapılmış incelemeleri de okumadım haliyle ve gerçekten de iyi ki kitabı bitirdikten sonra okumuşum dedim. Çünkü kitabın sonuna kadar bir sonraki sayfanın ne getireceğini bilemedim hiç. Benim için güzel kılan da buydu sanırım kitap diyip durduğum kitabı çünkü gerçekten tahmin edemezdim. Bu yüzden de henüz kitabı okumadan bu inceleme ile karşılaşan olursa, incelemeleri okumadan başlayın kitaba derim. Dilin tadını çıkarın sözgelimi. Bilinmezliğin tadını çıkarın. Masalla gerçeği ayırt edemediğiniz; 'kanatlanıp bir hikâyeden diğerine geçişin' tadını çıkarın.

Sevgili Hasan Ali Toptaş beni yine öyle güzel ağırladı ki evinde; bir yandan hıçkıra hıçkıra ağlamak geldi içimden, bir yandan ortalığı dolduracak kahkahalarla gülmek... Öyle çok şey oldu ki bir anda 'ya da, bütün bunlar bana bir an için olmuş gibi göründü.' Ne düşüneceğimi bilemedim. Ya da öyle çok sey düşündüm ki, peşini ben bile yakalayamadım. Son sayfaya gelene kadar neler düşündüm, neler kurdum, 'insan birkaç hikâyeyi bir arada görünce ister istemez kafasında bu hikâyelerden oluşan başka bir hikâye yaratıyor' olmasından olsa gerek. Kitabı okurken öyle dalıp gidiyorum ki, nerede olduğumun hiç önemi yok 'o an orada var olan seslerin hepsi bir çeşit sessizlik gibi görünüyor' bana.

Diyor ki; 'bilirsin ne kadar çırpınırsa çırpınsın, kendine ulaşamayan bir hikâye başka noktalara da ulaşamaz.' Bu yüzden bütün o dairevî yapısı; başını döndürmeler; hikâyenin hangi cümleden başlayacağını, neresinde olduğunu bilememeler...

Hasan Ali Toptaş kitaplarının incelemelerini yine kendisi yazdırıyor aslında: 'oradaki ağaçlardan biri bilinmeyen bir nedenle kuruyuverir de biz ağacı yazacağız diye tutar ovayı yazarız.' Bu noktada aydınlanıyor her şey. Tamam diyorsun, şimdi oldu. Açık açık söylemeyip ima etmesi, gerisini okurun dikkatine bırakması da onu okumanın en keyifli yanlarından biri sanırım.

Kitabı bitirdikten sonra uzun süre bağrıma basmak istiyorum. Dönüp dönüp altını çizdiğim satırları yeniden okumak istiyorum. Keşke okumasaydım sıfırdan başlayıp aynı tadı alabilmek için diyorum.