·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Eylül 2024 22:26 Hükümdarlığın başkentine bir tüccar gelir; yüzü o denli korkunçtur ki, onu halifenin huzuruna götüren muhafızlar gözlerini kapamak zorunda kalır lar. Tüccar halifeye birtakım kılıçlar satar ve ortadan kaybolur. Kılıçların üzerine, Vathek'in merak duygusuyla alay edercesine, birtakım gizemli ve değişken harfler işlenmiştir. Bir adam bu yazıyı deşifre eder; "her şeyin barikulade ve dünyanın en büyük hükümdarına layık olduğu bir ülkenin harikalarının en küçük parçasıyız biz" denmektedir, ama ertesi gün yazı değişmiş "vay haline , bilmemesi gerekeni bilmek iste yenin" olmuştur. Yazıyı deşifre eden adam da ortadan kaybolur. Halife kendini büyücülüğe verir. Karanlıklar içinden duyulan tüccarın sesi halifeye İslam dininden vazgeçip karanlıkgüç lere inanmasını önerir. Eğer inancını deği§tirir se kendisine YeraltıAteşi sarayı bağışlanacak
tır. Sarayın kubbeleri altında yıldızların vaat ettiği hazineleri, dünyayı dizegetiren tılsımları, Adem'den önceki sultanların, Süleyman Pey gamberin taçlarını seyredebilecektir. Açgözlü halife karşı koyamaz. Tüccar, halifeden elli in san kurban etmesini ister. Birçok kanlı eylem den sonra Vathek, yüreği onca kötülükten ka rarmış bir halde, ıssız bir dağa gelir. Korku ve umutlar arasında yer yarılır. Vathek yeryü zünün en derin yerine iner. Birbirlerine bakma yan soluk yüzlü insanlardan olu§ muş bir kala balık, uçsuz bucaksız sarayın görkemli koridor larında büyük bir sessizlik içinde dolaşmakıa dır. Tüccar, halijeye yalan söylememiştir: Yeraltı
Ateşi sarayı debdebe ve tılsım bakımından ala bildiğine zengindir; ancak aynı zamanda cehennemdir de . (Bu türde bir öykü olan Doktor Faustus ve onun çıkış noktasını teşkil eden bir çok Ortaçağ söylencesinde cehennem, kötülük tanrılarıyla anlaşma yapan günahkarlara ve rilen cezadır; bu öyküde ise hem ceza hem de günaha teşviktir.)