Terry Eagleton'un Azizler ve Alimler kitabını ilk elime aldığımda okuyamadım. Ruh halime uygun değildi, zor bir metindi v.s. v.s. Sonra yeniden okumaya başladım, bu kez bir solukta bitirdim. Gerçek kişilerin hayatlarından yola çıkan, onları kurgu karakterlere dönüştüren bir roman. Kahramanlarımız İrlanda Cumhuriyet Ordusu lideri James Connoly ile iki felsefeci, Avusturyalı Ludwig Wittgenstein ve Rus Mihail Bahtin. Bir de Joyce'un Ulysess'inin kahramanı Leopold Bloom var. Yani bir kurgu karakter bir kitaptan çıkıp başka bir kitaba giriyor! Bu sıra dışı kaçaklar İrlanda'da bir kulübede bir araya geliyor.
Tarihin yazıldığı, hikâyelerin başladığı/sürdüğü St. Petersburg, Viyana, Dublin -özellikle Dublin- tarihsel yükü, şiddeti, kutuplaşmaları yansıtan güçlü betimlemelerle anlatılıyor. Filozoflarla eylemci Connoly ve Bloom "azizler ve alimler, şehitler ve deliler ülkesi" İrlanda, İrlandalılık, İngiltere, milliyetçilik, kimlik, dil, şiddet, devrim üzerine bitmez tükenmez tartışmalara giriyor. Bu bölümlerdeki diyaloglar altı çizilecek cümlelerle dolu: "Bazı ülkeler ataletten ölür. İrlanda ulusu nostaljiden ölecek." "İrlandalılar geçmişi hatırlamak zorundalar, çünkü İngilizler unutuyorlar." "Devlet nihayetinde tek bir şeyden nefret eder: kahkaha sesinden. Şiddeti anlayabilir. Yalnızca iktidarla alay edenler gerçekten özgürdürler; siz iktidar peşindesiniz, onun için daima iktidar tarafından ezileceksiniz. Ben sizin bu devriminizde pek kahkaha sesi işitmiyorum." "Siz bacaklarınızı yayıp uzatırken, bizim bacaklarımızı İngiliz ordusu kırıyor. Bunu komik buldunuz mu peki şimdi?" "Bir dil başkası tarafından çalındığı zaman ana dil haline gelir."
Felsefe bilgisi sınırlı bir okur olarak ufkumu açan bir kitap oldu. Mutlaka felsefeden anlayan, göndermeleri daha iyi anlayıp yorumlayabilecek okurlar çok daha fazla keyif alacaktır. Kitabı Osman Akınhay çevirmiş. Metnin okura ulaşmasını, okurun romanın içine girmesini kolaylaştıran çok iyi bir çeviri bence.