Gönderi

Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar
10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2024 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 08:34
İyi günler herkese.. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar Ursula K. Le Guin 'in deneme şeklinde kaleme almış olduğu eseridir. Ursula K. Le Guin bu eserinde birçok konuyu ele alıyor: Modern insanın fantezi eserlerini küçümsediğinden yakınıyor. Modern insanın bu eserleri mantık dışı gördüğü için okumadıklarını, hayal gücünü geliştiren şeylerden bilerek uzak kaldıklarını anlatıyor. Ama aslında hayal gücü olmazsa insanın dış görünüş olarak bir insan olsa bile içte bir şeylerin eksik kalacağını söylüyor, hayal gücümüz olmazsa bir patatesten farkımız kalmayacağını.. "Eğer çocuktaki hayal gücünün kökünü gerçekten kazıyabilirseniz, o çocuk büyüyünce bir patates olur." (Syf. 34) Mantık dışı ve gerçeklikten uzak oldukları iddia edilen fantezinin aslında hiç de öyle olmadığını anlatıyor. Sadece dış dünyanın olmadığını iç dünyamızın da insan için çok büyük bir yer teşkil ettiğini dile getiriyor. "O zaman gerçeğe yakın ikinci cevabı deneyelim. Bu da daha iyi sonuç vermeyecek muhtemelen, ama söylenmesi gerek: 'Hayal gücüyle yaratılmış kurmacanın yararı dünyayı, çevrendeki kişileri, kendi duygularını ve kaderini daha derinlemesine anlamanı sağlamaktır.' Korkarım buna da sert bir karşılık verecek: 'Bak, geçen yıl maaşım arttı, aileme her şeyin en iyisini veriyorum, iki arabamız ve renkli televizyonumuz var. Dünyayı yeterince anlıyorum ben!' Çok haklı; eğer istediği, bütün istediği buysa, ne denebilir ki!" (Syf. 36) Evet, insanın tüm istediği buysa ne yapabiliriz ki? Her ne kadar fantezi mantık dışı ve hakikatten uzak görülse de bunun böyle olmadığını anlatıyor. "Çünkü fantezi elbette hakikidir. Olgulara dayanmaz, ama hakikidir. Çocuklar bilir bunu. Yetişkinler de bilir, zaten çoğu bu yüzden fanteziden korkar. Fantezideki hakikatin, yaşamaya mecbur edildikleri ve kabullendikleri hayatın sahteliğine, kofluğuna, gereksizliğine, sıradanlığına karşı bir meydan okuma, hatta tehdit oluşturduğunu bilirler. Ejderhalardan korkarlar, çünkü özgürlükten korkarlar." (Syf. 37) Evet, insanlar, fantezi belki de özgürlüğün simgesi olduğu için ondan korkarlar. Aslında korktukları ejderhalar değil de ejderhaların çağrıştırdıklarıdır. Ayrıca eserinde bolca Jung'dan da bahsediyor, gölgeden, kolektif bilinçten, kolektif bilinçdışı'ndan.. Fantezi eserlerin ruhsal yolculukları, iyiyle kötünün savaşını gözler önüne serdiğini söylüyor. "Yüzüklerin Efendisi'nin fantezi dilinde yazılmış olması tesadüf değildir; bunun nedeni Tolkien'ın bir gerçeklik kaçağı olması değildir, çocuklar için yazması da değildir. Neden, fantezinin ruhsal yolculuğun, ruhta iyiyle kötünün mücadelesinin doğal, en uygun dili olmasıdır." (Syf.48) İyiyle kötünün savaşı derken gölgemizle olan savaşımızdan bahsediliyor. Bunlar o kadar derin konular ki işin içine girince çıkması zor olabilir. Jung'un kuramı ayrı bir derinlik, Ursula K Le Guin'in bunları fanteziye uyarlayıp anlatması ayrı.. Bu yüzden diğer bir konuya geçmek istiyorum: Ursula K. Le Guin bu deneme eserinde bolca kadınlardan da bahsediyor, özellikle kadınlık ve yazarlıktan. Virginia Woolf, Louisa May Alcott, hatta yazar kadın kitap karakterleri.. Kadınlar için yazarlığın ne kadar zor olduğundan (ya da zorlaştırıldığından mı demem gerekirdi), kalıp yargıları (Bir kadın ya anne olabilir ya da yazar olabilir. Hem kitap hem bebek sahibi olamaz), hatta bu kalıp yargıları kadınların da kendilerine uyguladıklarını anlatıyor. Ama öbür taraftan cesaretlendirmeyi de unutmuyor Ursula K. Le Guin: "Bir yazarda olması gereken tek şey taşak değil. Ne de çocuktan arınmış bir mekân. Hatta ne de, doğrudan verilere dayanarak söylersem, kendine ait bir oda, gerçi karşı cinsin ya da en azından onun evdeki temsilcisinin iyi niyeti ve işbirliği gibi bu da müthiş bir kolaylık sağlar. Ama bunlar olmasa da olur. Yazarda olması gereken tek şey bir kalem, bir miktar da kâğıttır. Bu yeterli. Yeter ki, o kalemin ve kâğıt üzerine yazdıklarının tek sorumlusunun yalnızca ve yalnızca kendisi olduğunu bilsin. Bir başka deyişle, özgür olduğunu bilsin. Tam özgür olmadığını. Hiçbir zaman tam özgür olmadığını. Belki çok kısmen. Belki yalnızca bu tek edimde, bu kurtarılmış an, yazan bir kadın olarak zihnin gölünde avlanırken. Ama burada sorumlu, burada özerk, burada özgür." Uzaylı Kocakarı başlığında menopozdan bahsediyor. Bunun da aslında kadın için ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Kadının kendini akışa bırakmasını istiyor. Şu cümleler benim için çok etkileyiciydi: "Vücut menopoz gibi çok etkileyici bir değişim sinyali yolladıktan sonra bile değişmemeye, genç kalmaya çalışmak çok kahramanca bir çaba; ama aptalca, kendini feda eden bir kahramanlık bu, kırk beş-elli yaşlarında bir kadından ziyade yirmisinde bir oğlana yakışacak türden bir kahramanlık. Bırakalım sporcular genç yaşta, defne yapraklarından taçlarla ölsün. Bırakalım askerler kahramanlık madalyaları alsın. Kadınlar yaşlı ölsünler, beyaz saçlarıyla taçlansınlar, madalyaları insan kalpleri olsun." Aslında tümünden bahsetmek isterdim ama her bir başlık o kadar dolu dolu ki, her birinden bahsetmeye kalksam sonu gelmez bir incelemeye doğru gidebilirim. Onun yerine tüm başlıkların isimlerini yazmak istiyorum ki kabaca içerik hakkında bir bilgi sahibi olabilelim: 1) Rüyalar Kendini Açıklamalı 2) Amerikalılar Ejderhalardan Neden Korkar 3) Çocuk ve Gölge 4) Metin, Sessizlik, Gösteri 5) Çuval Kuramı ve Kurgu 6) Bu Fikirler Aklınıza Nereden Geliyor 7) Bilimkurgu ve Bayan Brown 8) Bilimkurguda Mit ve Arketip 9) Balıkçı Kadının Kızı 10) Bir Bilimkurgu Romanı Taslağı 11) Kaçış Yolları 12) Uzaylı Kocakarı Açıkçası çok beğenerek okuduğum bir eser oldu. Her bir deneme beni ayrı bir biçimde içine çekti. Bunda yazarın güçlü dili haklı olarak çok etkiliydi. Okunmasını tavsiye ederim. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar.. Ursula K. Le Guin 'e teşekkürler... ‌
İnceleme
Kadınlar Rüyalar EjderhalarUrsula K. Le Guin · Metis Yayıncılık · 20221,271 okunma
·
150 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.