Puan vermedi·368 syf.··
2024 30. kitabı
Vermek ve Almak ~ Adam Grant İki yakın arkadaş düşünün.. Bu arkadaşlardan biri alıcı iken diğer vericidir. Aradan yıllar geçer. Verici olan arkadaş, kendinden ödün vererek sürekli alıcı arkadaşa vermeye devam eder. Alıcı arkadaş ise kendini çıkarını düşünerekten, verici arkadaşına karşı; sıcak, samimi, dostça arkadaş canlısı görünür. Ve verici arkadaşını kendine duygusal bağlar. Bir gün verici arkadaş, ağır bir trafik kazası geçirir. Artık verici durumda değil, kendini toparlama aşamasındadır. Ama bu esnada alıcı arkadaşı ile arasında dostluğa rekabetin yerleştiğini fark eder. Düşünmeye başlar, şüphe duyar. "Acaba arkadaşım eskiden de böyle miydi? Hep böyle kendinden, kendi çıkarından mı bahsederdi?" diye kendi kendine sorgulamaya başlar. O an acı gerçekle yüz yüze gelir. Evet.. Bu soruların cevabı kocaman bir evettir. Çünkü alıcı arkadaşı hiçbir zaman, biz kelimesi ile bir cümle kurmaz, Hep ben der, kendinden bahseder, sürekli insanların  arasında çıkar ilişkisinin olduğundan söz ederdi. Ve o an, verici arkadaş; aralarındakinin dostluk değil de çıkar ve menfaat ilişkisi olduğundan emin olur.. Tabi yine de arkadaşına toz konduramaz. Bir gün onu karşısına alır. Onunla konuşmaya çalışır. "Sürekli kendimden ödün, fedakarlık veren benim.. Peki sen hiç, dostluğumuza katkı yaptığını düşünüyor musun?" diye ona durumu anlatmaya çalışır. Gelgörelim alıcı arkadaş, sahte göz yaşlarının arkasına sığınır. Verici arkadaş artık aralarındaki çıkar ilişkisine dayalı bu arkadaşlığı daha fazla uzatma gereği duymaz ve bitirir. ### Nitekim Değerli Dostlar, yazar kitapta insan ilişkilerini " dengeleyiciler, alıcılar ve vericiler" olmak üzere üç başlıkta ele alıyor. Alıcılar kendi menfaat ve çıkarını düşünen, tatlı dille karşılarındaki kişileri kolayca aldatıp sömürürlerken, dengeleyiciler misal 'ben sana bir iyilik yaptım, sen de karşılığında bana bir iyilik yapacaksın,' deyip karşılıklık anlayışıyla hareket eden kişiler oluyormuş. Vericilerde de biri özverili vericiler, diğeri ise ötekicil vericiler, diye 2'ye ayrılıyor. Bunlardan özverili vericiler: kendilerinden fedakarlık edip başlarına fayda sağlarken diğer ötekicil vericiler ise  hem kendilerine hem de başkalarına fayda sağlıyormuş. Araştırmalar zirvenin; en üstünde ötekicil vericilerin, ortada alıcı ve dengeleyicilerin, en alt basamakta ise sürekli kendinden ödün veren özverili vericiler yer aldığını söylüyor. Ve bu kişilerden ötekicil vericilerin amacının, alıcılar gibi bütün bir pastadan en büyük dilimi almaya çalışmak olmuyor; ortadaki pastayı büyüterek herkesin ortadaki pastadan büyük bir dilim almasını sağlamaya çalışmak oluyormuş. Nihayetinde ise yazar başarılı olmanın yolunun, grup dinamiklerini anlamaktan, yardım etmek ve katkı sağlamaktan geçtiğini, bununla birlikte kendi istek ve ihtiyaçlarımızı ihmal etmeden tavsiye ve talepte bulunmamız gerektiğinden söz ediyor. Toparlarsak; başarılı olmak ve fayda sağlamak için az önceki anlattığım hikayedeki gibi kendinden ödün veren, kapı paspası durumuna düşüren durumlardan kaçınan ve kendi ihtiyaçlarını karşılamadan başkalarına fayda sağlanılamayacağı anlatılıyor. Aksi halde hikayedeki 'özverili verici gibi' tükenmişlik sendromuna yakalanabilirsiniz, diye yazar okuyucularını uyarıyor. Kitabın ana düşüncesine gelirsek.. "Fayda sağlamak ve sevdiklerinize destek olmak istiyorsanız. Oksijen maskesini önce kendinize takmanız gerekir." Okumanız dileğiyle.. ๑ ◕‿◕ ๑ Gizemli okur  
Vermek ve AlmakAdam Grant · Modus Kitap · 2020147 okunma
·
2.299 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Siddetsiz iletisim egitimlerinde de alma verme dengesi anlatilir. Arkadas, dostluk, es, iş, aile tum ikili iliskilerimizde alma verme dengesini gözettigimiz takdirde iliskilerimiz saglikli ve dengede ilerliyor aksi durumda denge bozuluyor ve iliskiler de bozuluyor veya bitiyor. Detayli incelemiz guzel olmus bu konuyu, sevgiler🌸