Gölge yönümüzü tanımak kusursuz olmadığımızı kabul etmemiz için bize gereken alçakgönüllüğü sağlar. Ve insanî bir ilişkinin kurulabilmesi için tam da bu bilinçli kabullenmeye ve saygıya ihtiyacımız vardır.
Eğer ruhumuzdaki -kendi başına hiç önemli olmayan- en küçük ve en kişisel kıpırdanmalar bile, şimdiye dek olduğu gibi bilinçdışında farkedilmeden kalırlarsa, birikmeye devam edecekler ve aklın gücüyle denetlenemeyen, yararlı bir sonuca kanalize edilemeyen kitle gruplaşmalarına ve kitle hareketlerine yol açacaklardır.
Günümüz insanı ilkel veya antik çağ insanından daha fazla kötülük yapma kapasitesine sahip değildir. Sadece, kötülüğe eğilimini harekete geçirmek için eskisiyle kıyaslanamayacak kadar güçlü araçlara sahiptir. Bilinci ne kadar genişlemiş ve farklılaşmışsa, ahlaki yapısı o denli geri kalmıştır. İşte bugün önümüzdeki sorun budur. Akıl tek başına yeterli değildir.