·275 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Haziran 2024 16:29 "DELİBAL"
"Sen benim bu dünyaya getirdiğim ilk yaprağımdın, ilk tomurcuğumdun ve ben bu yaprağın mevsimler, seneler geçse de hep aynı tazelikte, yeşillikte kalmasını istedim . Sonra sana baktım. Gözlerine ormanın tüm güzellikleri yansıdığında aklıma defne ağacı geldi, defne yaprağı geldi. Neden mi benim güzel kızım. Çünkü defne yaprağı her mevsim yeşildir tıpkı senin gibi."
İstanbul, Milano, Kapadokya üçgeninde geçen
Bal Arısı ve Baş Belası'nın hikâyesi.
Ülkemizin en gizemli, en ilgi çekici, turistik yeri olan Kapadokya da yaşıyordu Delibal ailesi.
Defne, Nevşehirli otelcilik ve sanayi sektöründe çalışan itibarlı, saygın iş adamı Yusuf Delibal'ın kızı. Kardeşiyle birlikte İstanbul’da üniversite okuyor. Seramik bölümünden mezun olacaktır. Bu mutlu gününde ailesi ona eşlik etmek için İstanbul'a gelir. Mezuniyet sonrası Boğazda bir tekne turu yapmanın ardından silahlı saldırıya uğrarlar. Annesi, babası ve kardeşi iki hafta yoğun bakımda kalmış, onca müdahaleye rağmen kurtulamamıştır. Gecenin bir vaktinde ailesini katleden, yüzleri maskeli, silahlı saldırganların babasıyla ne işi olabilirdi? Ne olduğunu anlayamaz, anlamlandıramaz. Yıkılır âdeta. Tüm bunları kafasında kurcalar, düşünür, cevapsız onca soruyla kalır baş başa.
İçinde yanan intikam ateşiyle toparlanmak için gittiği Milanoda teyzesinin yanında olmak ona iyi gelecektir. Defne yaşadığı içsel yolculugun sonunda ülkesine dönmeye karar verir. Yaşadığı kayıplardan sonra hayatın akışına uyum sağlamakta zorlanırken, devamlı panik atak krizleri geçirir. Ailesi için savaşmaya, güçlü kalmaya devam etmesi gerekiyordu. İyileştikten sonra tüm bunların sebebini araştırmaya koyulur. Defnenin önceliği katiller bulunacak ve alınacak bir intikamı vardı.
Çünkü bu bir kaza değildi düpedüz suikastti. İntikam için babasının polis arkadaşı ile işbirliği yaparak Nevşehir'e gelir, işlerin başına geçer.
Ailesini kaybettiği akşam yemek esnasında babası otele yeni bir ortak aldığını söylemiş, otele gelip toplantıya katılır. Adının Devrim olduğunu öğrendiği ortağı uçakta tanıştığı gençtir. Aralarındaki tartışmalar, atışmalar ilerleyen zamanlarda da devam edecek. Defne ve Devrim acıları ortak birbirine aşık iki genç.
Defne ailesinin katillerinin peşindedir. Herkes olayın üzerini kapatmış ama Defne o gece başka şeylerde duymuştu. Bu olay için kaza süsü verilecekti. Onun için herkes bir şüphelidir. Şüphelerinin içinde Devrimde yer alıyordu.
Kalbi ile düşünceleri öyle çok yer değiştiyordu ki sürekli bir çıkmazda biliyordu kendini. Onu en çok yaralayan sevdiği adam oldu. Belki de onun böyle düşünmesini istediler. Ve ilk defa yanıldı Defne. Bir belirsizliğin içinde savrulup duruyordu. Kuzenleri Mira, İpek, incir her daim destekçisi oldular. Bazen hiçbir şey göründüğü gibi olmayabiliyor. Duyguları devreye girdikçe kalbi aklının önüne geçmeye başlıyordu.
Bulduğu ipuçları ve ona gelen tehdit mesajları ile yola çıkarak sonu getirecek miydi?
Defne ve Devrimi bekleyen son ve sırlar ortaya çıktıkça olaylar nereye gidecek?
Yaşadıkları tesadüf mü, tevafuk muydu yoksa her şey bir plan mıydı?
Defneye gelen isimsiz notlar, tehdit mesajları kimler tarafından gönderiliyordu ?
Ailesini vuran adamlardan biri Defne'ye ateş ettiğinde diğer adam 'hayır o değildi' derken ne demek istemişti ?
Aşk mı mantık mı, kazanan hangisi olacak?
Devrim ile olan ilişkisi, Devrimin, Defnenin kendisine karşı ördüğü duvarları aşmaya çalışması ve pes etmemesi çok etkileyiciydi. Kuzenleriyle bağı, Aras ve Tekin Amca'nın iş bitiriciliği muhteşemdi.
Aşk, ihanet, gözyaşı, dostluk, mutluluk, kader tesadüfler, kayıplar, ihanetler, öyle güzel bir son oldu ki ikinci kitabı merakla bekliyorum.
Kitapla Kalın.