Bu yıl pek inceleme yazma havamda olmasam da bu kitabı elime alır almaz sonumun burada olacağını biliyordum. Tıpkı R. F. Kuang 'ın ilk okuduğum serisi Haşhaş Savaşı 'ı okuduğumda bu yazarın her kitabını okuyacağımı bilmem gibi.
Aslında çok objektif bir inceleme olmayacak bence. Dark Academia türü sevmeyenler için çok okunası bir kitap olmayabilir ama konusu ve yazarın yarattığı büyü sistemi için bile bir şans vermeye değer.
Ama en çokta karakterleri için şans vermelisiniz. Çin'de küçük bir çocukken gerçek adını bile öğrenemediğimiz en sevdiği kitaplardan kendine isim seçen Robin ve onun Babil'de tanıştığı diğer arkadaşları için. Kitabın konusundan ziyade ana karakterlerimiz üzerinde ki görüşlerimi yazmak istiyorum ki ilerde bunu okuyup aynı hisleri yakalayabileyim
Robin çoğu okurun kolay bağ kurabileceği bir ana karakter. Korkak tarafları var bunları kabul ediyor, arkadaşlarını çok seviyor onlar için her şeyi yapmaya hazır. Kendi yaşadığı hayatı hak etmediğini düşünen ve kötü olayın sonuncun kendinin cezalandırılmasıyla son bulmasını isteyen biri.
Rami, Robin'in Babel'de ki ilk arkadaşı. Onun aksine ne yapması gerektiğine dair çok küçük yaştan beri bir fikri var bu doğrultuda hareket etmek isteyen biri. Hindistan'dan küçük yaşlarda İngiltere'ye gelmiş. İnsanların görmek istediklerini onlara göstererek hayatta kalmaya ve amaçlarını gerçekleştirmeye çalışan biri. Robin'le birlikte Oxford'ta tepede geçirdikleri gün batımını hiç unutmayacağım galiba.
Victorie bence kitapta en trajik geçmişe sahip karakter ve zorluklarla yüzleşmeye devam ediyor. Oldukça zeki bir bilim insanı. Çektiği hiç bir zorluğu fark etmeyen Letty'i bile Robin'le birlikte onun iyi yanına tutunmak isteyen kişi.
!!!!ciddi spoilerrrr!!!
Letty ise benim bu kitapta ki benim en çelişkili düşüncelerim olan karakter. Her saniye onun hakkında düşüncelerim değişiyor. Bir an ondan nefret ediyor sonra kendimi iki yüzlülükle suçluyorum. Onun bu kadar kör ve vurdum duymaz oluşu beni sinir ediyor. En başından beri Ramy'i istemesi Robin ve Victorie'nin onun iyi yanına olan inancına rağmen Ramy'nin her daim gerçek Letty'i görmesi ve sonun da onun yüzünden ölen kişinin o olması.
Kitabın son 100 sayfasını okumak benim için bir hayli zorluydu. Robin önce Ramy'i sonra Griffin'i kaybetmesi yavaş yavaş sona doğru yaklaşışı. Ramy'e itiraf edemediği her şeyi okumak beni yıktı geçti. Keşke onu daha çok sevseydim.
Sanırım bir süre sadece bu kitabı düşüneceğim ve yazarın başka kitaplarını okumak için sabırsızlıkla bekleyeceğim.
Ya bence Robin şuanlık rine göre biraz sığ kalan bir karakter olmuş, yine de dark academia temasını ve büyü sistemini çok beğendim(daha 200deyim). VE DİLLER HAKKINDA VERİLEN BİLGİLER VE GÖRÜŞLER🫠!
Benim için ağır değildi açıkçası çünkü bu türü okumaya alışkınım ve bence gayet kaliteli bir kitap. Daha rahat okuyabileceğin bir şey istersen Eğer Kötü Olsaydık'ı önerebilirim benzer türde.