Gönderi

Şimdi oraya gidip başlasam başarabilirim, dedim kendi kendime ama oraya gitme cesaretim yoktu, niyetim vardı, ama gücüm yoktu, ne bedensel ne de zihinsel gücüm. Orada durup kapıdan yazı masasına bakıyor ve kendi kendime yazı masasına yaklaşıp, oturarak çalışma anının ne zaman geleceğini soruyordum. Kulak kabartıyor, ama bir şey duymuyordum. Evin çevresinde komşu evleri olduğu halde hiçbir şey duyulmuyordu. Sanki şu dakikada her şey ölmüştü. Bu durum birden hoşuma gitti ve onu mümkün olduğu kadar uzatmayı denedim. Dakikalarca bu durumu uzatıp, çevremdeki her şeyin kesinkes ölmüş olduğu tahayyülünün tadını çıkarttım. Sonra birdenbire: masanın başına gidiyor, oturuyor ve çalışmanın ilk cümlesini yazıyorsun. İhtiyatlılıkla değil, kararlılıkla! dedim kendi kendime. Ama buna gücüm yoktu. Orada öylece duruyor ve nefes almaya bile çekiniyordum. Ben oturur oturmaz hemen bir engel çıkar, önceden tahmin edilemeyen bir olay, biri kapıyı çalar, komşunun biri bağırır, postacı imzamı ister.
Sayfa 14·Kitabı okudu
·
124 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.