"Ağlayamadım ama ruhum paramparça olmuştu."
"Ah, ne yapacağım, ne olacak benim kaderim? Çok ağır geliyor benim böyle bir bilinmezlikte olmam, bir geleceğimin olmaması, başıma ne geleceğini tahmin edememek. Geriye bakmak da korkutucu. Orada hep acı var, bir hatırayla bile kalbim iki parçaya ayrılıyor. Beni mahveden kötü insanlar yüzünden sonsuza dek ağlayacağım!"
'Mektupla aşk mı olur?' diyenlere 'Tabii, olur.' dedirten türden, Dostoyevski'nin paltosu hikayesi ile karşılaşıyoruz bu kitapta. Dostoyevski'nin yazdığı, benim de Dostoyevski'den okuduğum ilk kitap oldu İnsancıklar. Makar Devuşkin ile Varvara Alekseyevna arasında gerçekleşen benim kitabın sonlarına doğru anladığım ilişkilerini mektup yoluyla anlatılan bir kitap. Çok etkilendiğim sayfalar, kesinlikle geçmişlerini anlattıkları (anladığımız) kısımlar oldu.
Fakirlik, acı çekme, utanma, acıma gibi temalarla anlatılmış; beni bazen üzen bazen de hayal kırıklığına uğratan bir kitap ama şunu söylemezsem olmaz: sonunun çok doğru ve yerinde olan bir son olduğunu düşünüyorum. Yani böyle bir son olmalıydı zaten. İnc İnsancıklarFyodor Dostoyevski
Mektuplarla; hikayeyi, karakterleri ve toplum yapısını anlatması, bazı okurlarda kopukluk oluşturmuş olabilir fakat ben de aksine daha çok kitaba bağlanmama, karakterlerin duygularını daha çok anlamama sebep oldu.
Güzel ve bence akıcı bir kitaptı. Tavsiye ederim. ;)