Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Shakespeare'in Kral Lear'ı oldu.
Krallığını kızları arasında bölüştürmek isteyen Lear, kendisine karşı sevgilerini ölçmek için üç kızına da beni ne kadar seviyorsun diye sorar. İlk ve ortanca kardeş abartılı bir şekilde sevgilerini gösterirken en küçük kız kardeş ise Lear'ın beklediği coşkun cevabı vermez. Şaşıran kral, duyduğu cevaptan memnun kalmadığı için kızını evlatlıktan atar ve sürgüne gönderir.
Bu büyük hata diğer kızlarıyla girişeceği çetin bir imtihana sürükleyecektir Lear'ı.
Bir başka yanda ise üvey oğlu tarafından kandırılan babanın öz oğluna yaptığı yanlışlığı, iftiraya uğrayanın kaçışını ve üvey oğlun oyun sonuna kadar kurduğu çeşitli entrikaları görürüz.
Oyun en kalabalık karakterlerin olduğu olaylı ve dramatik sahnelerin yaşandığı, alışılmadık bir trajik sonla biten okuması en güzel oyunlardandı.
#shakespeareokurları
Fatma KazankayaGülşah OngunSena Karaca
#kitapalıntıları :
KENT
...
Kısık sesi yankı yapmıyor diye
Kalbi boş sanma kimseyi.
CORDELIA
...
Sahip olmadığım şeyler beni daha varlıklı kılıyor
FRANSA
Güzel Cordelia,
Yoksulluğunla zenginsin sen,
Dışlandığın için seçkinsin,
Sevilmediğin için en sevilensin!
Atılan bir şeyi almamda sakınca yoksa
Erdemlerinle birlikte seni alıp bağrıma basıyorum.
GLOUCESTER
...
Çoğu zaman varlık bizi şımartır,
Yokluksa yararımıza olur.
EDGAR
...
"Daha beteri olamaz," diyebiliyorsak hâlâ,
En kötüyü tatmamışız demektir.
LEAR
...
Sana sabır gerek. Biliyorsun,
Zırlayarak geldik bu dünyaya.
Havanın kokusunu alır almaz başlarız cırlamaya.
GLOUCESTER
...
Hâlâ ayaktayım ve çektiğim büyük azabın
Ağırlığı altında eziliyorum.
Keşke ben de delirseydim de
Düşüncelerim dertlerimden kopsaydı.