10/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2024 242. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2024 18:49
"ŞUGAR" Hayatım boyunca bana söyleneni değil, içimden geldiği gibi olmayı düşledim. Asıl hayatım o zaman başlayacaktı aşkım. Sonra mutlu olacaktım. Sonra sevilecektim. Ben de kaçtım. İstediği olunca aynadaki susar, madi madi konuşup başımın etini yemez, dedim. Anlaşılan ben kendimden kaçarak kendimi özgür bırakabileceğimi sanmışım. Ne tuhaf değil mi? Ne kadar kendimi biliyorum desem bile, içimden konuşanın ne kadar ben ne kadar başkaları olduğunu bilmiyormuşum. Şimdi anlıyorum, aşkım. Dünya içimizdeymiş meğer? Kendi içinde, ruhunda, benliğinde taşıdığı dünyayı yaşamak, yansıtmak istemişti sadece. Ruhu, taşıdığı bedene sığamıyor, aynada gördüğüyle, hissettiği çok çok farklıydı. Bu ikilemi daha ne zamana kadar taşıyabilirdi? Kendi olamamak, kendi gibi davranamamak çok zor geliyordu. Keşke diyor Alis bu halimi annemde görebilseydi... Baba kavramını bilmeyen, annesiyle iki odalı bir evde yaşam mücadelesi veren Alis'in hayatına eşlik ediyoruz. On altı yaşındaydı gerçek benliğini keşfetmesi. Annesinin diktiği parıltılı abiyelerin içinde daha mutlu hissediyordu kendini. Bir karar verdi ve özgür bırakacaktı ruhunu. Ardına bakmadan koyuldu yola. Beyoğlu'nun çarpıcı, rengarenk, ışıltılı dünyasında bir drag queen olmaktı hayali. Büyüleyici şarkılar söyleyecek, yanlışa savrulmadan, içindeki gerçek benliğini sunacak, kanıtlayacaktı kendini. Alice Harikalar Diyarında olduğu gibi o da bir delikten, tavşan deliğinden yer altına inecek bambaşka bir dünyanın gerçek yüzüyle karşılaşacaktı. Lubunca, Labunca ya da Labunyaca; Türkiye'de LGBT bireyler tarafından kullanılan bir çeşit jargon. Lubuncaya göre lgbti+'lara "lubunya" onların konuştuğu dile de Lubunca denir ancak bugün Lubunca sadece trans kadınlar değil birçok lgbti+ 'nın konuşabildiği bir jargon haline gelmiştir. Onların kendi aralarında konuştuğu dildir Lubunca. Toplum tarafından ötekileştirilen, dışlanan, tercihleri yüzünden yadırganan, garipsenen lgbtliler. Her birinin hayat hikâyesi farklı farklı. Ama mücadelesi, acıları aynı. Homofobikler gündüz nefret edilen, gece ise değer görülüp, benimsenen bireyler. Kendi aralarında oluşturdukları sistem, kuralları tüm çıplaklığıyla kaleme almış yazarımız kitabında toplumun ikiyüzlülüğünü bir kez daha gözler önüne sererek. 'Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma ilk önce senin ellerin kirlenecek'. der, Tolstoy. Aynı şekilde insanın yüreği de kendini aldatmasıyla kararmaya başlar. Çünkü kararmamış hiçbir yürek kötülük yükünü taşımak istemez. Bilinçli bir şekilde kötülüğe yönelmez. Yanlışlıkla yaptığı fedâkarlıkta bile en çok kendi incinir. Hayatında ki yerini bulamamış, istediği kimliğe bürünememiş, kendine çıkış yolu arayan Alis bu yaşantısında başarılı ve mutlu olabildi mi? Biraz ironik, çokça mizahi bir anlatımla bezenmiş yaşamı, insanı sorgulatan, sorgularken düşündüren satırlar. Yalnızlık, aidiyetsizlik, önemsenme gibi unsurların insan yaşamındaki etkisini empati kurarak, farkına vararak, her bireyin yaşam hakkına saygı duyarak var olma umuduyla. Bizler farklılıklarımızla özeliz. Kitapla Kalın.
Edebiyat
ŞugarÖzlem Şan · Parma Kitap Yayınları · 202413 okunma
·
91 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.