Daha önce hiç Japon edebiyatına ait bir kitap okumadığımdan açıkçası bu kitap başlangıç için biraz sert ve anlaşılmaz oldu benim adıma. Gerçekten son söz sayesinde tüm taşlar tam olarak yerine oturmuş gibi hissettim. Ben Roman... Daha önce okumadığım, tatmadığım türden bir kitaptı benim için.
Kitabın kendim için neler ifade ederken yazarın belirttiği Yozo karakterini ele alarak anlatmamayı tercih edeceğim, çünkü ben türün adını bilmesem bile Şuci Tsuşima'yı (Osamu Dazai) hayal ederek okudum hep. Belki de kitabı okumadan önce yazarın intihar etmeden önce tamamladığı son kitap olduğu bilgisi ile böyle hissettim. Bilemiyorum.
Aslında depresif kitaplara karşı daha bir ilgiliyimdir, garip bir şekilde onların içinde daha fazla anlam ve edebiyat barındırdığını düşünürüm. Ama son aylarda hiç böyle bir kitapla karşı karşıya bırakmamıştım kendimi, okuduğum süre boyunca sayfalar ilerlerken sanki Şuci'de peşinden sürükledi beni. Kitabı 'okusam da bitti diyebilsem' diyerekten okudum yalan söyleyemeyeceğim, öyle bir ağırlık bindirdi üstüme. Eminim bu kitabı lise yıllarımda okusaydım en sevdiğim kitaplar arasına şüphesiz yerleştirirdim.
Kitapla alakalı karakter böyle böyle, şöyle şöyle yapmış; etmiş diyemeyeceğim. Çünkü gerçekten bir romandan çok bir günlük okuyordum. Birileri Tokyo'da gerçekten yaşamıştı bunları. Ve garip bir şekilde bu kitaba herhangi bir yorum hakkım bulunmuyormuş gibi hissediyorum. 'Keşke Yozo şunu yapmasaymış, onunla konuşmasaymış, gitmeseymiş, kullanmasaymış... vb.' gibi şeyler demek kulağıma saçma geliyor bu seferlik. Bir kaderin acımasız yazgısını yazılı halde okuyor gibiydim.
Sanki Şuci'yi anlar ve görür gibiydim. Onu suçlamak ya da yüceltmek gelmiyor içimden. Sadece 'susmak' gerekir diye düşünüyorum. Susmak ve onu sessizce anmak. Kitabın üzerimde etki bıraktığı çok açık sanırım.
Bu kitabı bir daha okumam, birine de tavsiye edeceğimi sanmıyorum. Çok ünlü bir kitap olmasına rağmen sanki sadece içinde bu tarz fırtınaları barındıran insanlara mazhar olurmuş gibi geliyor bu eseri okumak.
İyi günler!
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai