İnsan hayatı, bardakta güneş ısısı ile buharlaşıp damla damla azalan su gibidir.
İnsan önce ağlamayı öğrenir. Doğan bir bebek nefes almayı bilmediğinden dolayı masum bir korku sonucu ağlar. Ağlamayı öyle iyi öğrenir ki bu kavramı ölene kadar unutamaz.
Öğrenmeye devam eder hayatı. Gülmeyi, sevmeyi, güvenmeyi, konuşmayı, yürümeyi, derdini anlatmayı...
Büyüdükçe hayatın ikinci bölümünü öğrenir;
Sevgisinin karşılığını alamayacağını öğrenir ya da herkesin sevmeyi öğrenemediğini öğrenir, bu nedenle tam puanla hayatın birinci sınavından geçen güven, hayatın ikinci bölümünde sınıfta kalır.
Konuşmaya ara vereyim derken susmayı öğrenir. Gülmeyi unutur çoğu zaman, fazla ağlamaktandır belki...
Her şeyi unutup yürümeye devam eder ama insan farkında olduğu değil olmadığı şeyi unutur kavramı ile arada bir tekler ve yürümek de kırmızı kart ile saha dışına alınır.
Bu arada farkında olmadığı bir şey vardır insanın; derdini anlatmayı çoktan unutmuştur. Bir süre sonra derdini ya içine atar ya da kalem ve kağıda...
Yazarlar ve şairleri bu insan tanımına benzetirim çoğu zaman. Kağıda dökülen kelimeler birer dert damlasıdır. Ölene kadar yazar insan, öldükten sonra ya anılır ya da okunur insan.
Özdemir Asaf bu sanatçılarımızdan biri. Öldükten sonra bir kaç şiiri derlenip bir kitap haline getirilip okura sunulmuştur. Bir kaç dememin sebebi bazı şiirleri bir kaç kez yazılmış, bazıları ise ölümden dolayı eksiktir.
Toplanan şiirler birer su damlası şeklinde yüreği serinletiyor. Bazı mısraları bu damlaları buharlaştırıp insan yüzüne göz yaşı olarak düşüyor.
Satırlarında bazen aşkı, bazen geçmişi, bazen geleceği, bazen de geç kalmayı ve pişmanlığı okuyoruz. Bunlar hayatın ikinci bölümünün dersleri oluyor. Bu dersleri öğrenmeye geç kalan olmuyor çünkü hayat benim hayatımda tanıdığım insana atanan en iyi öğretmen.
Kaç yaşında olursan ol ya yazmayı öğretir ya da içine atmayı. Bilin ki yazmayı bilmeyen ve öldükten sonra okunmak yerine anılan insanlar içine atan topluluklardır.
Bu satırları şiirlerin bana tarif ettiği yoldan geçerek yazdım. Okunup okunmaması umurumda değil açıkçası çünkü ölümden sonra öğrenip unuttuklarının pek bir önemi kalmıyor; anılması ve okunması gibi...
Her satırda ayrı duygular yaşadığım bu kitabı tüm okurlara tavsiye eder iyi okumalar dilerim.
Özdemir AsafBenden Sonra Mutlulukelfsbookself