Gönderi

8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2010 3. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2010 00:00
Rus edebiyatının en iyilerinden Gogol'un Palto adlı bu kısa ve bir çırpıda okunan eseri durağan başlıyor ve oldukça ilginç bitiyor. En başta yazarla ilgili bir şeyler söylemek gerek. Gogol'un kendi hayatı zaten bir roman gibi. Öyle bir kaderi vamış ki, iyi kötü yaşayabileceği ne varsa her birini yaşamış desek yeridir. Hem ilkeli, hem inançlı bir adam oluşu, yaşadığı coğrafyaya tezat bir şekilde bir takım evrensel ahlak kuralları belirleyip ömrünü kendi çizdiği bu yolun peşinde, uğruna bin bir zorluğu ve bazen özgrlüğünü bile gözden çıkararak yaşamış olması, içinde bulunduğu zaman diliminde dünyada çok önemli gelişmeleri bizzat tecrübe etmesi ve bu olayların onun hayatını da derinden etkilemesi gibi şeyler zaten Gogol'u ve ne yazdığını merak etmek için başlı başına bir sebep. Bu romandaki düşük profilli ana karakterde, onun memurluğunda aslında yazarın kendisinden çok fazla parça olduğunu görebiliyorsunuz. Romanın açılışı ve ilk bölümler türlü sıkıntılar içerisinde olan, hayatını özellikle maddi ve gelecekle ilgili endişelerin yönlendirdiği bir adamın sıradanlığa ve rutine boğulmuş hayat tasvirini yapma görevini yerine getiriyor. Açılış kısmı durağan gelebilir ama sabretmenizi tavsiye ederim. Çünü ilerleyen bölümlerde hâlinden çoğunlukla memnun ve silik bir tonda yaşayıp giden bu adamın bir gün yeni bir palto alma ihtiyacı duyması ve yeni paltoyla birlikte etrafındaki insanların birdenbire değiştiğini görmesi, basit bir paltoya ne kadar değer verildiğini, metasantrik dünya algısındaki samimiyetsizliğin insanları ne kadar çirkinleştirdiğini okuyacaksınız. Makamların, memurların, devletin, halkın, zamanın ve paranın o günkü değerini ölçüp biçip önünüze koymuş Gogol. Okurken keyif veriyor, tanık gibisiniz her şeye. Eserin ilerleyen sayfalarında, trajik bir sahne ertesinde hikaye birdenbire yön değiştirecek. Hikaye ile ilgili açık vermeden, üstü kapalı biraz bahsetmek isterim. Romanın ilerleyen bölümlerinde şaşırtıcı bir olay olacak. Neredeyse tamamı gerçek dünya ve gerçek kişiler üzerine kurulu kurgumuz fantastik bir öğeyle zenginleşecek ve itiraf edeyim, bu doğaüstü olayın gerçekleştiğini ilk okuduğum anda hikayenin gidişatıyla ilgili endişelenmiştim. Komik ve absürd gelmişti. doğaüstü bu olayın hikayeye neden yerleştirildiğini okudukça anladım. Hatta büyük ihtimalle hikaye o fantastik olay yaşanmadan bitseydi Palto ziyadesiyle sıradan ve sıkıcı bir hikaye olacak, bugün bu kadar insan bu hikayeden bahsetmiyor olacaktı. Bu haliyle, tam olması gerektiği gibi, edebiyat anlamında da muhalif bir eser olarak dimdik duruyor. (Son bir ayrıntı olarak şunu ekleyeyim; buralarda da çokca bahsedilen ve Dostoyevski'ye atfedilen "hepimiz Gogol'un paltosunun altından çıktık" sözünü kimin söylediği konusu net değildir. Bu konuda birden fazla iddia, birden fazla tanık ve bildiğim kadarıyla hiç kanıt yoktur.)
Edebiyat
PaltoNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201746,2bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.