Yıllar boyu kendisine yurt olan yerden ayrılırken, Ermiş'ten (El Mustafa) geride bıraktığı halka son kez hitap etmesi, öğütler vermesi istenir. Verdiği o öğütleri, hakikatleri çocuklarına, nesilden nesile aktarabilmektir amaçları. Bunu en çokta kente geldiği ilk gün kendisine ilk inanan, peşinden ilk giden El Mitra istemiştir. Ve ardından rahip, yolcu, dokumacı, yargıç, tacir gibi halkın bir çoğu da bu istekte bulunur. Ermiş; Aşka, evliliğe, çocuklara, vermeye, yemeye, içmeye, çalışmaya, sevince, kedere, evlere, giysilere, almaya, satmaya, suç, cezaya, yasalara, özgürlüğe, akıl, tutkuya, acıya, kendini bilmeye, öğretmeye, dostluğa, konuşmaya, zamana, iyiye, kötüye, duaya, hazza, güzelliğe, dine, ölüme dair kısa ve öz hayatın gerçeklerinden, hakikatlerinden, nasihatlerinden bahsediyor. Beklentimi tam karşıladı mı karşılamadı, biraz daha uzun ve net cümleler bekliyordum, genel ifadelerle kalmış gibi hissettim. Yine de ara ara açıp okunabilir tarzda bir kitap, az sayfalı ama bence zamana yayarak okunmalı içindekilerin tam olarak anlaşılması ve özümlenmesi için. İçinden en çok çocuklara dair olanı ve iyiye ve kötüye dair olanı beğendim ben, siz hangisini sevdiniz?? ErmişHalil Cibran