"Gidiyorum ama henüz dile gelmemiş bir hakikati bırakıyorsam, bu hakikat beni arayıp bulacak ve ben bir kez daha geri döneceğim."
Halil Cibran ın en sevilen ve okunan eserlerinden Ermiş'in devamı olan Ermişin Bahçesi, yazarın ölümünden sonra yayımlanmış. Ermiş, on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılarak doğduğu adaya, annesiyle babasının ebedi uykuya daldıkları, mezarlarının da içinde olduğu bahçeye döner, onu gittiğinden beri çok özleyen yakınları hemen etrafını sarar ve hem nerede olduğunu, nasıl olduğunu hem de bilgeliklerinden, hayattan öğrendiği şeylerden bahsetmesini isterler. Yanına çocukluk arkadaşlarının da içinde olduğu 9 muridi gelir, tavsiyelerine, öğütlerine kulak verip öğrenmeye çalışırlar, ilk kitapta olduğu gibi yine ayrılıktan, zamandan, insanla insanı, insanla doğayı birleştiren bağlardan, yalnızlıktan, varlıktan ve kendi yüreğinde olanlardan söz eder. Mutlu, aydınlık, huzurlu bir hayatın sırları gizlidir sözlerinde, öğütlerinde. Ermiş kitabı gibi bu da yavaş yavaş okunmalı bence, çok düşündürücü, etkileyici bölümleri var. Kısa bir kitap ama bir o kadar da derin. Ben ikisini de sevdim, kesinlikle okunabilir. Kitapla kalınız.