Ermişin bahçesi ermiş kitabının devamıdır. Ana karakterimiz mustafanın doğum yerine dönmesiyle başlayan kitap mustafanın adada yaptıkları ve müritleri ile olan diyaloglarını anlatır.
Kitap, halil cibranın "çiy damlası ışıkla bir olduğu için yansıtır ışığı" (s.23) dediği gibi cibranın düşüncelerini çok iyi yansıtır.
Sezgici bir yazar olan cibranın kitabında doğu mistisizmine dair izler görebiliriz. Örneğin kitabın ana karakteri mustafa, adaya geldikten sonra anne ve babasının gömülü olduğu bahçeye gider, kırk gün kırk gece orada kalır ve ardından müritlerine kapısını açar. Bu günlerde mustafanın zihnini arındırdığı bahçe sezgisel şekilde evreni anlamaya çalışan zen budizmindeki tapınaklara çok benzer.
Halil cibran, kitapta"biz yaprak olarak, çiçek olarak ve çoğu zaman da meyve olarak Tanrıyız!"(s.30) benzeri cümlelerle kitabın genelinde her zaman tanrı ile doğayı iç içe tutma durumundadır.
Genel olarak kitap ermiş kadar beni etkilemese bile kendine özgü tarzı ile anlattıkları kesinlikle okumalıdır.
Halil Cibran’ın Ermiş'in devamı niteliğindeki Ermişin Bahçesi, felsefi derinliği ve lirik anlatımıyla ruhun sessiz köşelerine hitap eden bir yapıttır. İlk kitapta halka hitap eden El Mustafa, bu kez kendi iç dünyasına, köklerine ve doğanın sinesine döner.
Ermişin Bahçesi içsel, meditatif ve teolojik bir düzlemde ilerleyen bir eserdir.
El Mustafa, doğduğu adaya döndüğünde artık bir gözlemci ve dinleyicidir.
Eserde yaşamın bir döngü olduğu ve ölümün bir son değil, kaynağa dönüş olduğu vurgulanır. Ağaçlar, çiçekler ve bulutlar bilgeliğin bizzat kendisidir. Kalabalıkların gürültüsünden arınan zihnin, hakikati ancak sessizlikte duyabileceği anlatılır.
Kitap, El Mustafa’nın dokuz müridiyle birlikte geçirdiği zamanı ve onlara verdiği son dersleri konu alır. Müritler ise bizi yani okuyucuları temsil eder. Şüphe duyarlar, korkarlar ve anlam ararlar. El Mustafa ise onlara doğrudan cevaplar vermek yerine, bakışlarını gökyüzüne veya toprağa çevirmelerini önerir.
Cibran’ın dili "mensur şiir" türünün en seçkin örneğidir. Cümleler kısa ama anlam yoğunluğu bakımından ağırdır.
Modern dünyanın hızı ve gürültüsü içinde kaybolan birey için bu kitap bir duraktır. Size ne yapmanız gerektiğini söylemez; kim olduğunuzu hatırlatır.
merhabalar..
tam adres isimli perakende kitap satışı yapan internet sitesi 15-31aralık2025 tarih aralığında, alfa, everest, kapı, artemis, mona kitap, büyülü fener yayınlarının
merhabalar..
tam adres isimli perakende kitap satışı yapan internet sitesi bu ay sonuna dek, 31 ekim 2025, alfa, everest, kapı, artemis, mona kitap, büyülü fener yayınlarının bastığı seçili
Konusu: Tanıtım bülteninden;
Ermiş'in devamı olan Ermişin Bahçesi, yazarın ölümünden sonra, 1933'te yayımlandı. Ermiş'in sonunda on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılarak denize açılan El Mustafa, doğduğu adaya, annesiyle babasının ebedi uykularına daldıkları bahçeye döner. Uzun bir aradan sonra müritleriyle yeniden bir araya gelmiştir. Onlara ayrılıktan, yalnızlıktan, zamandan, insanla insanı, insanla doğayı birleştiren bağlardan söz eder. Sözlerinde mutlu ve aydınlık bir hayatın sırları gizlidir yine.
İnceleme: Ermişin Bahçesi de etkileyiciydi ama Ermiş kadar olmadığını düşünüyorum. Ermiş’in cümleleri sanki daha çok dokunmuştu ruhuma. Devamı biraz hafif kaldı gibi ama genel olarak etkileyici, düşündürücü ve akıcıydı. Cibran’ın kalemini iyice sevmeye başladım. Okuduğum üçüncü kitabı ve üçünü de çok beğendiğim için her kitabını okumak istediğim yazarlardan biri artık. Okuyan herkesi fazlasıyla etkileyecek olan Ermiş’i ve Ermişin Bahçesi’ni sizlere de kesinlikle tavsiye ediyorum ve keyifli okumalar diliyorum.
Ermişin BahçesiHalil Cibran · İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,5bin okunma
Ermişin Bahçesi
Ermişin Bahçesi İnceleme
Halil cibran'dan okuduğum ikinci eser Ermişin Bahçesi...
Ermiş'in devamı niteliğinde kitap.
✓Kitabın konusu: kahramanımız El Mustafa seneler süren yolculuktan sonra anne babasının gömülü olduğu bahçeye geri döner,müritleriyle bir araya gelince onlara varlık, insanlık ,hayat gibi birçok kavramı açıklar.
Ermiş'i bu esere göre daha çok beğenmiştim ama yine de okumaya değer olduğunu düşünüyorum.10/6 veriyorum.
SEVDİĞİM ALINTILAR
"Çünkü aşk, hele sıla hasretiyle de karışmışsa, zamanı ölçüp yoklayacak her aleti tüketir."
"Kalplerimiz nedenini bilmeksizin acı çekiyor."
" Dostum, kim seni Konuksever olmamakla suçlayabilir, evinin önünden geçip de kapını çalmıyorsa ?
kim seni sağır ve dikkatsiz yerine koyabilir, senin anlamadığın bir dille sana sesleniyorsa?"