Merhaba
Ülkenin toplumsal yapısı ve Dersim tarihine ilgisi olanlar için kıymetli bir kaynakla geldim.
Metin Gökalp tarafından kaleme alınan Üç Memo, anı ve araştırma kategorilerinde bir eser. Adını ise sürgün edilen Alevi bir ailenin 3 kuşağından alıyor. Ana karakter, babası ve dedesi Mehmet (Memo)
Cumhuriyet döneminde yaşayan Mehmet Sindar, hayat sigortası yaptırdıktan sonra bir anda ortadan kayboluyor. Öldü denilerek polis tarafından kapatılan dosya Sigorta Şirketi tarafından yeniden açılır. Çünkü aileye iyi bir ödeme yapmaları gerekiyor.
Ve şirketin görevlendirdiği Dedektif Melek ile polisiye bir süreç başlıyor. Çapkın ve hayatına giren tüm kadınlara şiirler yazan Mehmet ile ilgili her detay inceleniyor.
Siz, intihar mı etti yoksa şirketi dolandırmaya mı çalışıyor diye düşünürken; hikaye, 1451 Memé Alan Destanının izinden Osmanlı'nın son dönemleri, Cumhuriyet dönemi ve 1938 Dersim olaylarına kadar uzanan bir tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolda yazar, ailesi ile ilgili döneme ait anıların yanı sıra Dersim'in belleğini resmi belgeler ve tanıklar ile de yansıttığı için tarihsel açıdan önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor. 3 neslin yaşadığı baskı, kimlik ve aidiyet sorunları derinlemesine işlenmiş eserde.
Ailenin kendi memleketinden ayrılıp, Batı Anadolu'ya zorunlu göç etmek zorunda kalındığı travmatik dönemin toplumun hafızasında nasıl izler bıraktığı ve bunun nasıl yansıtıldığını gayet açık ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış.
Kitabın özeti bence bu cümleler;
"Unutmak kolaydır derler ama bazı şeyler unutulmaz. Toprağına, suyuna, dağlarına hasretle baktığında unuttukların değil, kaybettiklerin gelir aklına. Bizim hikayemiz kaybetmek üzerine değil; kaybettiklerimizi hatırlamak ve sahip çıkmak üzerine…"
Yaşama tutunmaya çalışırken değerlerden vazgeçmemek çok kıymetli, değil mi?
Keyifli okumalar