3/10
·285 syf.··
2024 105. kitabı
Stendhal'ın okuduğum ilk kitabı ve son kitabı olacak diye düşünüyorum. :)) Aslında uzun bir süredir yazarın "Kırmızı ve Siyah" kitabını okumayı istiyordum ki bana acı çektirmek bu eserine kısmet oldu. Kitap gerçekten okuduğum en sıkıcı ve karışık metindi diyebilirim. Stendhal 'ın bu romanı 52 günde yazmış olduğu bana her satırda ve sayfada kendini belli etti. (Bu kadar uzun bir romanı bu sürede yazarsanız kafa karışıklığı olur tabi) 19 yüzyılın İtalyan ve Fransız toplumlarının sosyal ve diplomatik ilişkilerine ışık tutması açısından, tarih benim tutkum diyenler için güzel bir roman olabilir elbette. Romanın baş karakteri henüz 17 yaşındaki İtalyan bir genç olan Fabricio , Fransız komutan Napolyon'un hayranıdır, ordusunda savaşmak için evden kaçar. Kardeşinin kendisini ihbar etmesi üzerine, Fabricio kâh kaçar, kâh yakalanıp hapse atılır. Romanın kurgusu tam bir kâbustu kim kime aşık oldu , kim kime ihanet etti, kim dost, kim düşman belli değildi. Yazar romana o kadar çok isim, ünvan ve karakter yerleştirmişti ki ben sadece en gerekli birkaç tanesine vakıf olabildim . Bu insanların arasındaki ilişkilerin olabildiğince yoz ve sağlıksız oluşu ayrıca dikkat çekiciydi. Baş karakterin ,halasıyla olan tuhaf bağlılığı ve pek çok kişiye aynı anda ilgi duyması çok nahoştu. Tüm bunların üstüne Fabricio sonunda bir de papaz olur ve yine rahat durmaz burası da oldukça ironikti. Çok keyifsiz, ( bazı yerlerinde sinirlerim bozulup yüksek sesle güldüğümü saymıyorum tabiki ) ve karışık bir okumaydı . Bunda hiç ilgimi çekmeyen bir süreci konu almasının etkisi elbette ki olmuştur. (Öyle de hakkaniyetliyim ) Her şeye rağmen illede okurum diyenlere kolaylıklar dilerim. Parma Manastırı
Edebiyat
Parma ManastırıStendhal · Kum Saati Yayınları · 20022,199 okunma
·
240 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.