İbrahim Erkal'ın Allah'ından bulasın dediğidir.
Puan vermedi·232 syf.··
2024 156. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2024 12:42
Dün yazarın Kalp gücüyle tedavi kitabını okudum. Ruh hastası olduğum için hemen peşine Düşünce gücüyle tedaviye başladım. Çünkü bu aralar kesinlikle kitap okumamam gerekiyor, ders çalışmam gerekiyor; o yüzden aynı zamanda kesinlikle okumam gerekiyor. Ruh hastalığım bu kadarla da sınırlı kalmıyor tabii ki. Kitabın ana teması dünkü kitapta da olduğu gibi affetmek affetmek affetmek üzerine. Peki ya affetmediğimiz kimse yoksa? Ama yine de burada yazanların hepsini yaşıyorsak ne olacak? Yine burada yazdığı gibi kendimiz dışında herkesi affettiysek oklar bize dönecek. Burnumdaki poliplerin sebebi bile yazara göre içimde hissettiğim kimsesizlik. Buradan bakınca direkt kucaklıyorum bu düşünceyi. Doğru mudur yanlış mıdır diye düşünmüyorum. Çünkü büyük ihtimalle doğru. Burnumda polip olsun diye bir şey yapmadım en azından ekstra bir şey yapmadım ama durup dururken arada bir mevsimlik olan bir şey hayatımın rutini oldu. Herkeste arada bir yaşanan bir şeyle ben hayatımı yaşıyorum. Acaba neden? Ya da parmaklarımdaki artrit. Aylarca düşündüm ya. Aylarca durup dururken parmaklarıma ne olduğunu düşündüm. Bu kadar hastalık geçirdim belki hiç böyle bir şey hissetmedim. He sabah ilk parmaklarımı kontrol ediyorum. Ama aynı. Ya saçlarımın bana küsmesini. Kendime küsen benmişim. Azıcık bu suçlamayı bıraktıktan sonra resmen kendime geldim çünkü. Ona da tamam diyorum. Durup dururken oluşan cilt lekelerimin derin güvensizlikle alakalıdırılmasını tabii ki kucaklıyorum. Çünkü o da hayatımın berbat bir evresinde geldi bana. Bir keresinde 4 gün 4 gece boyunca uyumayı maddi manevi reddetmiştim. İnsan her zaman uykusuzluk çekebilir ama bu benim hayatımda bir defa ve çok farklı boyutta yaşadığım bir şeydi. Uykusuzluk hissetmemek nasıl bir şey şu an istesem de tarif edemem. Ölüyorum sandım. Şimdi bu teyzemizi okuyunca haaaa diyorum. Bazı şeylerin açıklaması tıbbi değildir manevidir. Hayatımın her döneminde bu kadar hastalıklı bir kişilik değildim. Hatta benim hastaneye gitmem bile nadirdi. Hastalıkların vücutta oluşturduğu tepkileri 3 defa okudum. O da benim için bir nevi bir terapi oldu. Kitap şöyle böyle öyle demeyeceğim ama şu bir gerçek ki ne kendimi ne kimseyi affetmek için yine çabalamayacağım. Ben öyle yaratılışta bir insan değilim. Hiçbir şey laf olsun diye yapmam, bilsem ki bu hastalıklarımın hepsi geçecek müthiş bir hayatım olacak yine oturup birini kendimi affetme seansları düzenlemem. Yaratılışımı inkar edemem. Kitabı okurken İbrahim Erkal'ın bir şarkısını çalıyordum kafamda. Şarkıyı sürekli seni affediyorum dımdıdıdım diye çaldım durdum. Gerçekten inanarak seni affediyorum falan diye söylüyorum içimden. Kitabı kapattım yazdım seni affediyorum İbrahim Erkal diye. Bir baktım şarkının adı dönemem sana imiş. Seni affetmiyorum aldın alacaklarını yaptın yapacaklarını süpürdüm artıklarını seni affetmiyorum diye gidiyormuş. Tabii benim seni affediyorum diye mırıldandığım nakarat seni terk ediyorummuş. E ben bu bilinçaltıyla 1.500 tane daha kişisel gelişim kitabı okusam ne fark edecek? Şu fark eder. Yine kendisine hiçbir hayrı olmayan bir insan olarak başkasına psikologluk yapabilirim. Bu konuda zaten çok başarılıyım.
Edebiyat
Düşünce Gücüyle TedaviLouise L. Hay · Altın Kitaplar · 20204,868 okunma
·
59 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.