Gönderi

Alıntılar
Puan vermedi·220 syf.··
2024 26. kitabı
Bizi yabancıların miskin seviyelerine alıştıran şey, onların yanımızda bulunmalarıydı. Fakat her türlü gürültü kesildiği, her türlü hareket yok olduğu zaman, bizi yükselten, bizi gerçek seviyemize götüren itici kuvvet nasıl bir kuvvetti! ~~~~ -Evet ama, o zaman onu sevmiyordum. Şimdi? -Şimdi seviyorum. -Bu sevgi, böyle, birdenbire mi doğdu? -Evet. -Luce evlendikten sonra, sende de evlenme hevesi depreşti. Ondan geri kalmak istemiyordun. Sana bir erkek isterdi. -Hissetmekten kendin âciz olduğun duyguları kir- letmeye yeltenme! -Bu âczimle iftihar ederim! ~~~~ ...o ne uzaklıktı! Biribirlerine yabancıydılar. Yabancıdan da beterdiler; çünkü, yabancılar arasında tanışma, dostluk kurma imkânları daima vardı; onların arasında ise hertürlü anlaşma imkânı ölmüştü. ~~~~ Her aile kendi kabuğuna çekilmiş, neşeleriyle, kederleriyle, meraklarıyla oraya kapanmıştı. Her aileyi sağdaki, soldaki, üstteki, alttaki öbür ailelerden yalnız ince bir çimento tabakası ayırıyordu; onların da kendilerine göre neşeleri, kederleri, merakları vardı, komşularınkiler umurlarında bile değildi. Zar biçimi kesilmiş, özenle kutuya yerleştirilmiş insan hayatlarından bir yığın. ~~~~ Luce öfkelendi, parmaklarını şaklattı. Küçük fino, dizlerinden atladı, kuyruğunu sallaya sallaya, minderine doğru gitti. Gérard: "Bu hayvan bir filozof." dedi. «Niçin?>> «Çünkü, bir kadının sinirlendiğini görünce köşesine çekilip uyumayı tercih ediyor. Ben de onun gibi yapacağım.>> ~~~~ Artık herşey bitmişti. Gerçekleşebilecek bir şey gerçekleşememişti. Başka birisini mi bulmalıydı? O, Luce gibi, rastgele bir kimseyle evleneceklerden değildi. Öfkesiyle, yoksunluğuyla yalnız kalacaktı. Kendisine yalnız bir hayat düzenleyecekti. ~~~~ ...kişiliğini feda etmesinin ne önemi vardı? Zevk içinde kendinden geçmek nefîs bir şey olsa gerekti. Boyun eğmek, taklitçilik etmek, sersemlik içinde yalvarmak, dilenmek, bir efendi emrinde olmak çok güzel olsa gerekti. Elisabeth, mağrur, inatçı, haşin Elisabeth, bir efendi istiyordu! ~~~~ -Kadınlar üzerine şiir yazmaz mısınız?» -Yazarım elbette!>> -Birisi benim üzerime şiir yazsa, nekadar isterdim!» -Güç birşey değil bu.. -Bir dener misiniz?» Julien, sakin bir sesle cevap verdi: - Çoktan denedim bile.> Luce ellerini çırptı: Okuyun bakayım!» -Yırttım. -Niçin?» -Size benzemiyordu.> -Tekrar yazacak mısınız?» Yan yana duruyorlardı, derin bir bakışla göz göze geldiler. Julien, mırıldanırcasına: «Söz veriyorum dedi. ~~~~ Ama, içinden söküp atamadığı başka bir istek, ruhlara sahip olmak isteği vardı ki, ondan kurtulamıyordu. ~~~~ Onun nefret ettiği erkek işte bu erkekti. İstediği şey sevilmek değildi. Tek sevilen insan olmaktı. Kız kardeşleri, bakışlarını bir tek defa ondan öteye çevirseler, düşüncelerini ondan bir ân ayırsalar, dertleniyordu. ~~~~ Artık, zevkinin bundan fazla kaçırılmasını istemiyordu. İnsanlar, kötü yaratıklardı, kör yaratıklardı. Onlara talihinden bahsetmek bile talihi yarı yarıya kaybetmek demekti. ~~~~ Onu başkası uğrunda terk etmeyecek biricik insan, annesi ölmüştü. ~~~~ Onun, herkese söylediğinden fazla hiçbir şeyini bilmiyordu ki! ~~~~ Sevilen bir varlığın kalbinde sizin etkinizi söndürecek başka hiçbir etki olmadığını, sizin hayalinizden başka hiçbir hayalin izi olmadığını, o kalbi yalnız sizin doldurduğunuzu bilmek ne büyük haz kaynağıydı! ~~~~ Her kadın ruhunun derinliklerinde eza çekmek, kendini feda etmek arzusu uyuklardı. ~~~~ Didişmek, teslim olmak, ıztırap çekmek için delidivane oluyordu. Yanına ilk yaklaşan erkeği hoş karşılıyordu. Onun çekingenliğini, yalancılığını bile bile inkâr ediyordu. Sevmek, çabuk sevmek, kimi olursa olsun, ne için olursa olsun hemen sevmek istiyordu; ama, bütün kuvvetiyle sevmek şartıyla. ~~~~ Hayatı olduğu gibi kabul et, paraya değerinden çok önem verme, insanları da neyseler öyle tanı. ~~~~ Julien Lequesne arkadaşına elini uzattı: -Gérard dedi, bana inan, hayat istenilen şekilde elde edilmez, olduğu gibi kabul edilir. ~~~~ Herkes, kendisinden başka herkes kör müydü? ~~~~ -Mesutmuş, gûya. -Öyle görünüyor. -Alabildiğine de sersem olmuş. -Mesut insanlara vergidir bu, kendilerine haset edenlere sersemlemiş gibi görünürler. ~~~~ "Seviyor" diye düşündü. "Onun varlığını belli eden her işareti dört gözle bekliyor. En akla gelmedik deliliği yapabilecek durumda. Öteki de bunun etkisi altında." ~~~~ İnsan, kaybettiği şeyin ne olduğunu bilir ama kazanacağı şeyin ne olduğunu bilemez. ~~~~ İnsanın kendi dışında yapacağı her teşebbüs nafileydi. Her ferdin kendi yalnız hayatında başkalarının yalnız hayatına açılmış pencere yoktu. Herkes sırf kendi için yaşamakla yetinmek zorundaydı. ~~~~ Etten, düşünceden ibaret bu kapalı kutuda acaba neler oluyordu? Bu çocuğun hayatı acaba nasıl bir sırla besleniyordu? ~~~~ Çocuklar dünyaya bizim için gelmezler.
2024 Okuma Raporları
ÖrümcekHenri Troyat · Güven Yayınevi · 196712 okunma
92 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.