Gönderi

Puan vermedi·88 syf.··
2024 20. kitabı
Oysa - ta o zaman; onu ilk gördüğün ama kavrayamadığı zaman (-birden gözüne çarptığı ama anlaşılamadığı zaman sen anlayacak; o da, belki, anlaşılacak durumda, değildiniz...), anlayabilseydin(iz): ne olağanüstü, ne muhteşem, ne harika birşey olabilirdi yaşamın ama olamadı belki de (-herhalde) olamazdı: senin de, onun da, bütün geçirdiklerinizi, bütün yaşadıklarınızı geçirmeniz, yaşamanız gerekliydi... Ancak bugün -şimdi, böyle- olabilirdi oldu, işte.. Öyle olmak zorundaydı: Sana gerçi 'kendiliğinden', 'kendi kendine' gelecekti; ama, ilkin hazırlanmak zorundaydı sonra da, seni, bulmak... -Sen hazır değildin çünkü: hem de hiç; ya da, tam tersine: hazırlıksızdın daha doğrusu, hazırlılıktan vazgeçmiştin: koyuvermiştin kendini, kendinden uzaklaşmaya... O da biliyordu "pürüzsüz bir satıh" bulmayacağını, gelince; ama, gene de emin olmalıydı, sen miydin o geleceği-diye: çağırmıştın da; sen miydin gerçekten çağıran-gerçekten, onu; o gelsin diye, o olarak, bekleyen? Ne kadar uygundun yaşamının anlamına? Hem öyleydin, hem değil Onu çağırmış ve beklemiştin - hatta bilmiştin de; ama kendini onu isteyerek beklemenin koşullarından uzaklaştıran şeyler yapmıştın, beklemen boyunca: "gelmeyeceğini bildiğini" sanmıştın ya - istemenin ve istenmenin gücüne olan inancını da yitirmiştin, o, kısırlaştırdığın yönsüz ve yolsuz- beklemenle- sözcükler ve tümceler ve kitaplar olarak kalacaktı, o, işte.. Oruç Aruoba Hani
HaniOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20185,7bin okunma
·
137 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.