Buradaki 100. Kitabımı bu eserle bitiriyorum…
Arthur Schopenhauer zamanının okurları ve yazarları hakkında oldukça ciddi tanımlamalarda bulunmuş. Ve benim şahsi görüşüm bu tanımların hala günümüzde devam ediyor oluşu. Asırlardır insanoğlunun en büyük meta aleti olarak kitabı kullanması ve okuru zapt rapt altına alması. Her bulduğunu okuyan özensiz okurlar bu tuzağa düşüyor.
Okumak üzerine konuşacak olursak; Okumanın bir bireyi ne kadar geliştirebileceğini az buçuk tahmin edebiliyoruz.
Ancak neyi okumamamız gerektiğini anlayıp, ayırdına vardığımız an, işte tam olarak bu an bizim daha çok gelişmemizi sağlayacak andır.
Düşünme üzerine konuşacak olursak; Çok fazla kitap okuyupta kendi fikirlerini üretememeye başlayan insanlar okumalarına bir dur deyip düşünsünler.
Yazmak üzerine konuşacak olursak; Yazan çok, ama düşünen az. Kağıdı kalemi elimize alıp bir fikir adamı gibi fikir beyan edemezsin. Bir yolun göstericisi olmak için düşüncenin bir fikre dönüşmesi gerekir. Ve bundan sonra yazma eğiliminde bulunmalıyız ki bu da çok azların işidir.
Yaşamak üzerine konuşacak olursak daaaa, herkes hayatını yaşasın kardeşim :) Her şeyi bu adam mı söyleyecek :)
Zor bir kitap değil diyebilirim ama anlaşılması ve rahat okunması için zihinlerin temiz ve berrak olması gerekir diye düşünüyorum.