·256 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Aralık 2017 08:12 Buluşma etkinliği için okumaya başlayıp vakitsizlikten biraz geç bitirdiğim Boyalı Kuş, anlattığı dehşet verici olaylarla kanınızı dondurabilir. İkinci Dünya Savaşı söz konusu olduğunda vahşet kaçınılmaz olmakla beraber, kitabın yazarı Polonyalı Jerzy Kosinski hadiseleri bütün çıplaklığıyla anlatmaktan geri durmamış. Yazıldığı döneme göre sade ve akıcı bir dil kullandığını deneyimledim. Savaşta anne ve babasını kaybeden bir çocuğun fiziksel görünüşü yüzünden Yahudi ve çingeneye benzeyişi üzerine yaşadığı maceraları okurken, insanlığı sorgulandığımız zamanlar oldukça fazla. Irkçılığın, ayrımcılığın, sınıfçılığın tavan yaptığı bir dönemi anlatan önemli eserlerden biri bana göre, zira yazarın en bilinen kitabı. İyi kötü demeden her olayın ayrıntılarla bezenmesi bana yeraltı edebiyatı çağrışımı yaptı. İşkencelerin, tecavüzlerin, katliamların, ahlaksızlıkların ve aşağılamaların bir çocuğun gözünden sansürsüz olarak anlatılması bize farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Yalnız hoşuma gitmeyen bir şey var; İnsanlara bulaştırdığı pislikler yüzünden Almanları eleştirirken, Sovyetleri böyle çok cici, çok tatlı ve sevgi pıtırcığı olarak göstermesi yazarın tarafsızlığına gölge düşürmüştür. Naziler kötülüklerin binbir çeşidini insanlara uygulamıştır yazarımız bunlardan zaten bahsediyor doğrudur, ancak Kızılordu sanki melekmiş gibi komünizm propagandası yapılması biraz zoruma gitti. Hiçbir yazarı siyasi görüşünden dolayı yargılayıp ölüsünün arkasından konuşacak değilim ama keşke böyle olmasaydı. İkinci Dünya Savaşı dönemiyle ilgili yazılmış güzel eserlerden biri bana göre. Boyalı kuş ismi ilginç bir olaydan geliyor, ne olduğunu ben söylemeyeyim en iyisi siz okuyun ve görün.