Gönderi

7/10
·328 syf.··
2017 237. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2017 01:52
Aylar önce yazdığım bir cümle geldi aklıma, kitabın kapağını kapattığım an: “’Sözcükler, gücün sesle vücut bulan biçimidir.’ Diye fısıldamıştı bir zamanlar, Ferrasini Satan bir Bilge kulağıma. O gün bugündür işte her sese ve sessizliğe kulak kabartırım. Zira kontrolsüz güçten korkmalı. İçerde bastırılmaya çalışılan her şey elbet patlamaya mahkûmdur.” Romanda da bunu sezdim. Anlatmasa, konuşmasa dayanamayacak bir anlatıcı. Olaylardan ziyade hislerini anlatmak için çırpınıp duran. Kendisinin de sıkça dediği gibi; bir düzene sokulamayan düşünceler, tarih sırası birbirine karışan olaylar… Bazen geçmişin en uzak noktasında bazen o hiç unutamadığı öğleden sonralarında. Olayları tam hatırlayamadığını söylese de, hislerini bu kadar net hatırlayabilmesi ilginç gerçekten. Sanki tek bir hissi anlatırken bile en güzel anlatabilmek için sayfalar dolusu betimlemeler üzerine çalışmış sonra da hangisini yazacağına karar veremeyip hepsini yazmış. Bende uyandırdığı duygular böyle oldu. Çünkü bazen oluyor, diyorsunuz ki “tamam ne hissettiğini çok iyi anladım ama sonra ne olmuş”, bir bakıyorsun 10 sayfa geçmişsiniz ama olay daha sonuca bağlanmamış. Bunlar dışında kitabın dili hakkında neler söyleyebilirim, bilmiyorum. Bol miktarda virgül kullanılıp hiç noktalı virgül ile karşılaşmamış olmak ilgimi çekti mesela. Olaylar ardı ardına bol miktarda örneklenmiş, yukarda da söylediğim gibi. Bazı paragraflar tek cümleden oluşuyor ve paragrafın sonuna geldiğinizde ne okuduğunuza dair bir fikrinizin olmadığı olabiliyor. Arka planda işlenen konu oldukça ilgi çekici bir konuydu bence. Kıbrıs’ta yaşananlar… Ancak kitapta buna dair –aslında tam olarak hiçbir olaya dair- derin bir açıklama bulamıyorsunuz. Gerçekten sadece arka fonda kalıyor. Daha ayrıntılı okumak isterdim bu ilgi çekici konuları ve anlatıcının hayatına etkilerini. Kürşat Başar’a ait okuduğum ilk kitap olan Başucumda Müzik benim için çok farklı bir yere sahiptir. (#24342020) Oradaki anlatım ile bu kitaptaki anlatım arasında çok büyük bir fark olduğunu itiraf etmeliyim. Maalesef YAZ, beni o kadar etkileyemedi. Bir de hiç yapmadığım bir şey ama yayınevi hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Aslında Everest Yayınları çok sevdiğim bir yayınevidır. Yakın zamanda arka arkaya ona yakın HAT kitabı okumuştum aynı yayınevinden ama bir tane bile yazım hatası ile karşılaştığımı hatırlamıyorum. Oysaki bu kitapta bütün ‘şey’ler birleşik yazılmış, de’lerin yazımında yanlışlıklar vardı. Beni bir hayli şaşırttı. Kitabın ilk baskısı olmasından kaynaklı da sonradan düzeltildi mi bilmiyorum ama umarım düzeltilmiştir. Yayınevine olan güvenimi zedelensin istemiyorum.
Edebiyat
YazKürşat Başar · Everest Yayınları · 20141,819 okunma
··
159 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.