_PUSLU KITALAR ATLASI KİTAP ÖZETİ_
(SPOİLER İÇERİR)
Kitap İhsan Oktay Anar tarafından 1995 yılında kaleme alınmıştır. 283 sayfadan oluşan kitap, fantastik kurgu, felsefe, tarih, metafizik türündedir. Kitabımız 6 yan öyküden oluşmaktadır, bu yan öküler bizi ana öyküye götürmekte yani büyük resmi göstermektedir. Kitapta birden fazla karakterin olması ve bir çok Osmanlıca kelimenin olması biraz karışıklık yaratabilmektedir. Kitabımız 18.YY Osmanlı’sının tasavvuf dünyasına bir kapı açmaktadır. Konu İstanbul( Konstantiniyye) de geçmektedir.
Kitap uzun ihsan efendinin dünyasını konu alır. Uzun ihsan efendi tüm dünyayı dolaşıp atlas hazırlamak isteyen bir denizcidir. Aslında bu karakter kitapta yazarın kendi karakterinin yansımasıdır ve bunun üzerinden Descartes akılcılığını tartışmakta ve geliştirmektedir.
Kitapta ki karakterlere bakacak olursak;
Kitabımızın başrolü olan Bünyamin, uzun ihsanın oğludur. Bünyamin bir gün babasının uyumadan önce içtiği uyku ilacını biraz fazla içerek uzun bir uykuya dalar. Bu sırada asra seyahati çıkmış olur, kullanmış olduğu bu ilaç o kadar etkilidir ki koca bir öküzü uzun bir süre uyutacak etkidedir. Bünyamin uzun süre uyuyunca öldüğü düşünülür ve gömülür, asıl olay burada başlar.. Bünyamin dirildikten sonra ünü tüm şehre yayılır ve burada altı yan Öykü’nün nasıl bağdaştığını görmekteyiz. Kitabımızda yan karakterlerden olan vardapetin öyküsü anlatılır ve daha sonra Bünyamin ile birleştirilir. O tarihlerde kilisenin papazı Kudüs’e bir hac ziyareti yapmaya karar vermiştir ama kendisine vekâlet etmesi gereken kişiyi daha seçememiştir ve bu sebeple bir sınav yapmaya karar vermiştir. Bu sınav sonucu kendisine bir zangoç seçecektir. Bu sınavda adaylar bir hücreye kapatılacak ve 40 gün boyunca hücreden en az yiyip içen kişi vekil tayin edilecektir. Vardapette bir hile yaparak kazdığı yerden dışarı çıkıp karnını doyurur. Daha sonra bu hilesi anlaşılınca ona çok kızarlar ve sonrasında kendisi Lağımcı başı olur. Bünyamin‘in ününü duyduğu için de onu da yanına alır.. Bünyamin kış vakti o soğukta kazı işi yaparlarken zülfiyar adındaki Casusu kurtarmaya çalışırlar, casusun elindeki siyah baskılı parayı Bünyamin krala ulaştırmak üzere alır ama o sıra yüzünü yediği bir darbe sonucu tanınmayacak hale gelir ve şuurunu kaybedip bayılır. Bu sırada herkes Bünyamin’in parayı alıp kaçtıgini düşünür ve onu suçlu ilan ederler. Bünyamin daha sonra kendine gelip evine gitmeye karar verir eve gittiğinde evlerinin yıkılmış olduğunu ve babasının işkence sonucu iki gözünün, iki kulağının kesildiğini öğrenir. Diğer karakterlerden biri ise Ebrehe dir. Ebrehe gizli bir teşkilatın son lideridir ve dilenciler kethüdası olan hınzıryedinin önderliğinde kara parayı bulmaya çalışır. Hınzıryedi ise dönemin en büyük hırsızıdır, kılık değiştirerek bir çok hırsızlık yapmıştır en sonda ise paçayı ele vermiştir ve idam ettirilmek üzereyken dördüncü Murat Paşa hazretleri tarafından bildiği hünerleri başkalarına öğretmesi için affedilir ama kendisi domuz etine olan düşkünlüğü sebebiyle kovulur ve bu sırada ebrehenin gizli casusu olan ve Bünyamin’in de kurtarmış oduğu zülfiyar tarafından dilenciler kethüdası seçilir.
Ben kitabın son kısmını pek anlayamadım , orada bir rüya tabirinden bahsediyor. Tahmin ettiğim kadarıyla uyuyan kişi uzun ihsan efendi ve onun düşündüklerine göre olaylar şekilleniyor. Anlamadığım bir diğer nokta ise Bünyamin‘in aşık olduğu ağlaya ne olduğudur. Kitap genel olarak akıcı ve seri işlemektedir güzel bir anlatım tarzının yanı sıra bir çok Osmanlıca kelimenin kullanılması bazen anlatımı güçleştirmiştir. O dönemde büyü, sihir, yıllar boyunca hiç uyanmadan sürekli uyuyan insanların olduğu, hırsızlık ve dilenciliğin de çok yüksek olduğu gözler önüne serilmektedir. ElaHavva UçarPuslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar