Gönderi

10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2017 71. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2017 23:09
Kitabı bitirdiğimde, düğümlenen boğazımda, aslında olmayan o yumruk gibi sert şeyi yutmaya, yutkunmaya çalışırken yüreğimde kötülüğe ve tüm kötülere karşı başkaldıran duygularımı üstlerine kusuversem tüm kötüleri boğuveririm dedim. Bu gücün nereden geldiğini düşününce, henüz körelmemiş, kiminde filizlenmiş, kiminde dal budak tutmuş, yazarın "tohumdaki öz gibi" dediği insanın çocuk vicdanı olduğunu hissettim. İşte usta yazar Aytmatov'un bende -okuyucusunun ruhunda- uyandırdığı duygu bu oldu. Kitabı okurken bir cümleyi alıntı yapmak istediğimde tereddüt ettiğimi fark ettim. Çünkü o cümle içindeki çocuk vicdanını köreltmiş olan kötü insanın dilinden dökülüyordu. O söylüyor diye, doğru olmasına karşın sözü alıntılamakta bir an duraksayışım... Bu bile, yazarın okuyucusunu hikayesinin derinliğine nasıl çektiğini, sarıp sarmaladığını anlatmaya yeter sanırım. Henüz yedisinde bir çocuğun ruhundaki çalkantıyı, kopan fırtınaları, minik kalbiyle bağdaştıramadığı her şeyi reddedişini, o güzel çocuğun dilinden böyle ustaca anlatabilmek... "Mümin" karakteriyle verilen mesaj da ayrıca güzel: İyi insan Mümin. Vurana elsiz, sövene dilsiz Mümin. Ama haksızlık karşısında susan, hep susan, tepki vermeyen, böylece "dilsiz şeytan" nitelemesine müstahak olan Mümin. Karşısındaysa çocuk kalbinin, çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddeden ama tepkisini de gücünün yettiği yolca koyan büyük kahraman "Çocuk". "Beyaz Gemi" iyi ki okumuşum dediğim eserler arasında yerini aldı. Keyifli okumalar...
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
·
10 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kaleminize ve emeğinize sağlık. Aytmatov’un, dünyanın tüm kronik sorunlarını 5 kişilik mini bir dünya üzerinden anlattığı çok özel bir romanı. Kitap bittiğinde gerçekten de başta çocuklar olmak üzere tüm insanlık için birşeyler yapmak geliyor içinizden. Belli ki, siz de benzer duygular yaşamışsınız.
Erdinç BİGE
Gönderi Sahibi
Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Evet, bu duyguları hissetmemek ne mümkün. "Orozkul" gibilerin değil de "Geçme namert köprüsünden ko aparsın su seni!" diyebilenlerin safında olabildiğini düşündüren yazarın ruhu şad olsun.