Tolstoy, Savaş ve Barış eserinde 1812 Vatanseverlik Savaşı ya da bilinen adıyla Napolyon'un Rusya seferini; tarihçilerin aksine farklı bir bakış açısıyla inceler ve bizleri, yüzlerce insan yaşamını işleyerek, dönemin Rusya'sının içine çeker. Bu incelemede eserin sadece genel hatlarını vermenin yeterli olacağını düşünüyorum. Derinliği Tolstoy'un ağzından okumanız ve anlamlandırmanız sizler için daha yararlı olacaktır.
Tolstoy, Savaş ve Barış'ta özellikle ana karakterlerin ruhsal ve psikolojik gelişimlerini bütün detaylarıyla işlemiş ve okuyucuya; onlarca farklı insanın ruhsal dünyasını tanıma, görme ve yaşama farklı bir perspektiften bakabilme imkânı sağlamıştır. Bununla beraber her eserin yazarından izler barındırdığını söylemek mümkündür. Dolayısıyla eserdeki bazı karakterlerin, özellikle Piyer, birtakım varoluşsal problemlerle derin bir arayış içinde olduklarını görüyoruz. Tolstoy'un da hayatının bir döneminde bu süreçten geçtiğini biliyoruz.
Eser gerçekten de büyük bir emek ve araştırma sonucunda ortaya çıkmıştır. Eserde; matematik, fizik, astronomi ve tarih olduğu kadar felsefe ve mistisizm de bulunmaktadır. Bütün bunların etrafında Tolstoy eserde; özgür irade, kitlelerin eylemleri, koşullar-etmenler ve liderlerin tarih sahnesindeki rolünü tarihçilerden farklı olarak kendine özgü bir anlayışla açıklamaya çalışmaktadır. Kısacası Tolstoy'a göre: Hiçbir insan tamamen özgür olamaz ve tarihi olaylar insan iradesinden bağımsız bir şekilde gerçekleşir. Bununla beraber tarihi liderler sanıldığının aksine tarihi olaylarda büyük rol oynamazlar. Savaş ortamının oluşturduğu sayısız etmen tarihi liderleri yönlendirir. Ayrıca yönetim kademesinde üst basamağa çıkıldıkça özgür iradenin zayıfladığını da "Çar, tarihin kölesidir." sözleriyle ifade etmiştir.
Savaş ve Barış, yazıldığı dönemin karışık ilişkilerini inceleyerek Rusya ve Batı Avrupa arasındaki farklılıklarla beraber egemenlik mücadelesini de gözler önüne serer. Bu sebeple Savaş ve Barış, günümüz Rusya'sını anlamak için yine bir kaynak niteliği taşımaktadır.
Yine Tolstoy eserde tarihi gerçekliği o kadar usta bir şekilde roman, kurgu hâline getirmiş ki bu devasa kitabın tek bir cümlesinde bile sıkıldığımı söyleyemem. Bunda her ne kadar tarihe ve klasiklere olan ilgim yatsa da asla Tolstoy'un başarılı üslubunun etkisi de yadsınamaz. Son olarak kitapta çok fazla karakter olduğu doğrudur ancak abartıldığı kadar karmaşık olduğunu düşünmüyorum. Dikkatli bir okuyucuysanız beyninizi fazla yormadan kitap boyunca karşınıza çıkacak her karakteri hatırlayabilirsiniz. İncelemeyi daha fazla uzatmadan keyifli okumalar diliyorum.