"İnsan kalbinin nelere katlanabileceğine şaşarsın."
Kış Bahçesi
Merhabalar herkese... Kristin Hannah'nın kaleminden Kış Bahçesi isimli kitabının kendimce incelemesiyle buradayım. Kitap her ne kadar fazla övülmüş olsa da ben kendi adıma pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Yazardan daha önce Gece Yolu ve Bülbül kitaplarını okumuştum. Evet bu yazarın çok fazla kitabını okuduğum anlamına gelmez fakat bu kitabı her nedense diğer kitapları kadar akıcı ve sürükleyici bulmadım. Ya da bu aralar bende birşeyler var bilemiyorum. Okuyup beğenen okurlara da ayrıca saygı duyuyorum.
Kitabın konusuna kısaca değinecek olursam; Kitabın ana karakterlerinden Meredith ve Nina Whitson birbirlerine taban tabana zıt karakterlerdeki kız kardeşlerdir. Küçüklüklerinde pek çok şey ve duygu paylaşsalar da hayat onları bambaşka tercihlere savurmuştur. Meredith evlense de evde kalıp aile işinin başına geçmiş, Nina'da hayallerinin peşinden gidip ünlü bir foto muhabiri olmuştur. Ancak babaları hastalandığında bu birbirine yabancı iki kadın kendilerini yine tuhaf bir şekilde bir arada, şimdiki zamanda bile herhangi bir sevgi göstermeyen ve avuntu vermeyen, aşırı mesafeli anneleri Anya'nın yanında bulacaklardır. Ölüm döşeğindeki babalarının ise hayatindaki kadınlardan son bir arzusu vardır: Masal son bir kez anlatılacaktır; sonuna kadar. Böylece Anya'nın, 50 yıldan fazla bir süre önce yaşadığı savaş mağduru şehri Leningrad'daki hayatına açılan, ailelerini kökünden değiştirecek beklenmedik bir yolculuk başlayacaktır.
Kitabın dili ve anlatımı açık anlaşılır ve yalındı. Buna rağmen kitapta birşeylerin sığ kaldığı gerçeği değişmiyor. Her ne kadar dram, duygusallık, trajedi öğeleri kitapta harmanlanmış olsa da bazı kilit noktaları yerine tam oturtulamamış. Annelerinin hayatı kitapta çocuklarına anlattığı masallar şeklinde kendini gösteriyor. Savaşın neler yaşattığı içler acısı bir şekilde yürekleri yerinden söküyor. Kitabın okunabilir kısımları bana göre sadece ve sadece o kısımları oldu diyebilirim. Ağlamama engel olamasam da. Diğer kısımları ise kendi fikrimce çok üstünkörü ve sıkıcıydı. Kitabı okurken bazı yerlerinde o kadar bunaldım ki yarıda bırakacaktım. Ama ilerleyen kısımlarında annelerinin sırrı neymiş öğrenmek için bırakmadım. Kurgu ilgi çekici olsa da daha önce de dediğim gibi kilit noktaları tam olarak yerine oturmamış. Sonlara doğru ise ters köşe yapılmak istenmiş fakat o da çok basmakalıp kalmış. Bu türü seven okurlara tavsiye ederim. Eğer benim gibi polisiye psikolojik gerilim gizem romanları seviyorsanız sıkılmanız kaçınılmaz olacaktır.
Keyifli okumalar diliyorum.
Hep kitaplarla kalın.:)
Sevgiyle.<3