Puan vermedi·382 syf.····Okunma: 14 Kasım 2024 15:00 Hayri İrdal, Cenab-ı Hakkın insanlara bu hayatı yazmak için değil, yaşamak için bahşettiğini düşünmesine rağmen hikâyesini kendi ağzından anlatmaktadır. Yaşı altmış olmasına rağmen birkaç insanın ömrünü birden yaşadığını iddia eden Hayri İrdal’ın, hikâyesini ve çevresindeki olayları anlatma biçimi mizah ve ironiye dayalıdır. Eğlenceli bir anlatım tarzıyla değişen toplum yapısını ve yanlış batılılaşmayı anlatmıştır. Hayatının yarısını ciddiyet içinde geçirmiş,diğer yarısında ise başından gülünç olaylar geçmiştir. Küçük yaşta dayısının hediye ettiği saate gösterdiği aşırı ilgi ve merak, gençlik yıllarında Nuri Efendi ile tanışmasına vesile olur. Nuri Efendi zaman kavramı üzerine yaptığı güzellemelerle adından söz ettiren bir filozoftur. İki kez evlilik yapar, ilk eşi Emine, benimsediği ve söküp atamadığı, geleneklerini temsil eder niteliktedir. Hayri Bey’in daima gülümseyerek hatırlayacağı anılarının kahramanıdır. Emine’nin ölümünün ardından evlendiği ikinci eşi Pakize ise hayal dünyasında yaşamaktadır. İçinde bulundukları batılaşma dönemi düşünüldüğünde Pakize yanlış batılılaşmanın bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Hayatın dışında kalmış ve kimlik arayışı içerisindedir. Modernleşen toplum yapısına ayak uydurmakta zorlanmıştır. Hayri İrdal her şeyden ümidini kesmiştir. Hatta ömür defterini tamamladığına inanmaktadır. Sefalet içerisinde geçirdiği yıllarda en büyük şansı olan, Halit Ayacı ile tanışır. Kendisine düşman bildiği her şeyi ve herkesi ona dost yapanda Halit Ayarcı’dır.
“Değişiyorsunuz Hayri Bey, değişiyorsunuz... Asıl memnun olacağınızı şey bu..Yeni hayat, yeni insan...
Tekrar doğamayacağınıza göre bundan başka
çareniz yoktur..."