Tamamı;
"Bu ölüm, hepimizin can evinde, birdenbire duran bir süratin sarsıntısı gibi hissedildi. İçinde bulunduğumuz gemi bir kayaya mı çarpmıştı? Bu, cümlemizin hayatına mal olacak bir katastrof muydu?
Hayır; Atatürk, mezarında rahat uyu; bu ani duruş, yeni bir hıza hazırlanmak içindir. Eğer senin yolunda, senin adımlarının temposundan bir lahza şaşarsak, ayaklarımız kötürüm olsun! Ey, dirilerin Ebedi Yoldaşı! Eğer, seni gerçekten ölmüş farz edip, emirlerini yerine getirmekte bir lahza geç kalırsak, feleğin bütün vebali koynumuza dolansın. Eğer, senin adını yalnız ağlamak için anarsak, dilimiz tutulsun, gözlerimizin nuru sönsün. Sen, bir hayat ve beka muştucusu idin, bir ölüm habercisi değil; sen, bize cenneti bu dünyada vadettin, ahirette değil; eğer, bu tarikatinden dönersek cehennemin bütün ateşi üstümüze yağsın. Atatürk, senin ebedi cevherin anavatanın topraklarına karıştıktan sonra, bu topraklar bizim için daha aziz, daha mübarek oldu. Onu hiçbir kafire çiğnetmeyeceğiz. Onun içinden, senin ruhunun tükenmez bir kaynak suyu halinde, terennüm ederek aktığı bahçeleri çıkaracağız."
–yakup kadri karaosmanoğlu / prag / 1938