·100 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Aralık 2024 17:23 "BÖCÜKNAME"
Yıllar geçti ben sayısız böceğin dilini anladım ve kâğıda döktüm. Böcek konuşmaları ise, apayrı bir toplam oluşturdu. Konuşmalar, genellikle cinsel serüvenler üzerineydi. Tahtakurusu "iki insanın en meşgul olduğu süre" diyordu. Böcekler hem bizim evin, hem komşu evlerin yürür ve uçar böcekleri, düzenli olarak toplanıp söyleşiyorlardı.
Böcükname, böceklerin dilini çözmek için irili ufaklı, konik, hunimsi almaçlar icat ederek sonunda bilimsel böcek-dinler’e ulaşarak, böceklerin dilini çözmeye çalışan Kenvizade Zekeriya Beyin yayımlanmamış bir eseridir. Bir eve girmesi ya da bir evin bahçesinden bodrumuna çatısında yaşayabilmesi mümkün sayısız yürürböcek ve uğurböceğin bir dizi toplantısını anlatır eserimiz.
Orhan Kevnoğlu, dosyayı iliştirdiği mektupta yapıtın kendisine dedesinden, Kevnizâde Zekeriya Beyden kaldığını belirtmiştir.
Rapor, okuyanı alıp götüren bir tür bildirmece (tecessüs, teaser) yapısındaydı. Hani, "Hakkı Bey, şunu uzun uzadıya ele alın da ayrı bir kitap yapalım," denilecek türden bir rapordu.
Batının fabl geleneği (Aisopos, La Fontaine vd) ve Doğunun insanlara laf dinletme isteğiyle hayvanlara çok özel yaşam alanları yaratan, Batıya da kaynak olan klasikleri ( Pança, Fantra, Tutiname, Kelile ve Dimne -hani Beydeba denilmişti ya-, Mantık'ut Tayr, Harname...) ile bahname geleneği, tadına doyulmaz bir senteze ulaşıyor.
Orhan Kevnoğlu, dosyayı iliştirdiği mektupta yapıtın kendisine dedesinden, Kevnizâde Zekeriya Beyden kaldığını belirtmiştir.Orhan Kevnoğlu, her türlü denetime açık olduğunu göstermek için, aktarımının yanına yapıtın el yazısı aslının bir fotokobisini de eklemiştir. Tarafımdan incelenmiştir ve sahihtir.
Zekeriya "İnsektofobi" hastalığına tutuluyor. Ailesi onu Mardik Paşaya götürerek gerekli tedavinin uygulanmasını ister. Doktor, bunun bir fobi olduğunu söyleyerek, tedavi için böcekleri anlatan, böcekler aleminin hakimi olan resimli Vilnöf ile Bencedit kitabını incelemesi amacıyla verir. Kokularıyla yüzleşen Zekeriya böceklerin dilini çözmek için onları takip eder, yakalar, kategorize eder, deneyler uygular. Yaptığı araçlar, uyguladığı yöntemler ile böcekler meclisine dahil olup, böceklerin iç dünyasına, sohbetlerine eşlik eder. Her böceğin ilgi alanı, dedikodu alanı çok başkadır. Dikizci görevi gören bu böcekler evin, ailenin mahremiyetini de gündemlerine alırlar. Hamamböcekleri, ateş böcekleri, uğurböcekleri, tahta kurusu, akrep, sivrisinek, karafatma, pervaneler, güveler daha bir çok böcek türünün yer aldığı, sıradışı, mizahi yönü ağır, ilginç, karışık biraz da karmaşık bir eserdi.
Fabl ya da Öykünce sonunda ders verme amacı güden, güldüren, düşündüren ve genellikle manzum öykülerdir. İnsana ait bir özelliğin insan dışında bir varlığa verilmesidir. Fablların kahramanları genellikle hayvanlardır. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.
Yaşamı boyunca kaleme aldığı eserlerle edebiyat dünyasında önemli bir yer edinen Hulki Aktunç bu eseri, onun derin gözlem yeteneğini, tasvir, betimlemelerini ve benzersiz anlatım tarzını gözler önüne sererek, okurlarına eşsiz, benzeri olmayan bir okuma deneyimi sunuyor. Eserimiz, Aktunç’un ölümünden yıllar sonra okuyucularıyla buluşarak, yeni nesil okurlara ulaşma fırsatı sunuyor.
Kitapla Kalın.