Müthiş potansiyeli olan bir konu yazarın yetersiz ellerinde mahvolmuş.
Bu kitabı ilk okuduğumda ortaokulda olduğum için konusunu bu kadar çok sevmiş olabilirim, şimdi 21 yaşındayım ve tabii ki daha farklı bir gözle bakıyorum. İlk gözüme çarpan şey, yazımın gerçekten çok zayıf olması. Kitaba belli bir alt yapı oluşturmuş ve genel mantık hatalarını gidermiş (hepsi değil, hala açıklar var) ancak kalemi edebi açıdan çok zayıf kalmış. En önemli sahneler bile birkaç cümleyle üstünkörü geçiliyor. Betimleme veya sanatsal bir anlatım zaten pek söz konusu değil.
Ki, zaman yolculuğunu fantastik bir şekilde ele almak ve içine burjuva soslarıyla beraber geçmiş yılların kostümlerini, dekorlarını entegre etmek heyecan verici bir fikir bence. Ancak genç kurgu olarak yazıldığından mıdır bilmiyorum, çok fazla klişeleştirilmiş ve karikatürleştirilmiş şeyler var. En basidinden ana karakterlerin arasındaki romantik ilişki gerçekten tam bir ergenin etkileneceği düzeyde.
Zaten kurgu da genel olarak öyle. Kitabın evrenindeki olayların sebepleri çok zayıf. Alt yapısı daha güçlü olsun isterdim.
Ve gelelim beni en çok güldüren şeye, bu serinin ilk kitabı sadece 3 gün sürüyor! Ve bir sürü bir sürü olay olduğu için yazar bile fark etmiyor bunu, ta ki ikinci kitaba kadar. Birinci kitabın sonunda Gwen, Gideon'u uzun zamandır tanıyormuş gibi bir imada bulunuyor ancak ikinci kitapta yazarın kafasına dank etmiş olacak ki toparlamaya çalışıyor "3 günde bu kadar çok şey yaşamış olmam..." falan filan diye.
Yine de beni rahatsız eden bu şeyleri özetlememe rağmen, günün sonunda -çocukken okumuş oldığumdan mıdır bilmiyorum- bu kitabı keyif aldığım kitaplar arasına kesinlikle eklerdim.