Kitabı okurken Doktor Moreau’nun Adası ve Frankenstein ya da Modern Prometheus kitaplarına benzettim fakat Su adamı’nı düşününce Victor’un yarattığı canavar karakterine daha çok benziyor diyebilirim.
Kitap bir sahil kentinde denizcilerin istiridye avıyla başlıyor, ve gece nöbetinde bir ses duyuyorlar. Bu sesin deniz şeytanına ait olduğuna inanıyorlar. Korku telaş derken içlerinden bazılarının aklına değişik hinlikler düşüyor ve bunlar için başlıyorlar planlar yapmaya. Olaylar karmakarışık bir şekilde ilerliyor ve sanırım kısmen okuyucuları memnun edecek şekilde bitiyor.
Ana karakterimiz Su Adamı hem suda yaşayabiliyor hem karada yaşayabiliyor, tabiri caizse modifiye bir insan gibi, fakat bu şekilde yaşayan başka bir insan olmadığı için sürekli bir yalnızlık hissi yaşıyor. Farklı olmanın getirdiği yorgunluk, ait olamama hissiyatı, bir türlü eve varamamak su adamının kitap boyunca devamlı sorguladığı konular.
Kitabı çok beğendim ve yazarın diğer kitaplarına da yakın zamanda bakmayı düşünüyorum.
Kitapla kalın, iyi okumalar…
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,487 okunma