Kral ın okuduğum üçüncü ve en sıkıcı kitabıydı. Neredeyse ilk 300 sayfası sanki vasat bir yazarın kaleminden çıkmış gibiydi. Anlatım bana çok uzak geldi genellikle beni içine çekmedi. Bunun bir nedeni de aslında kültür farkı olabilir çünkü monolog veya diyaloglarda kullandığı cümleleri bazen anlayamıyordum. Bunu da yerelliğe bağlıyorum. Bizdeki atasözleri deyimler gibi. 300. sayfanın devamına gelecek olursak asıl olayları ve Kral ın kendini göstermesinin burada olduğunu düşünüyorum. Artık devamını ve sonunu merak ettiğim bir hikayeye geçmiş buldum kendimi. Merak ettim düsündüm ve heyecanlandım. Aklıma çözümünü bulamadığım sorular gelse de iyi ki okudum.