Adı:
Cep
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752107335
Orijinal adı:
Cell
Çeviri:
Canan Kim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Günlük yaşamın vazgeçilmezi olan cep telefonları
hayatımızı kolaylaştıran bir araç mı, yoksa kıyametin habercisi mi?

Ekim ayının sıradan bir günüydü. Borsa 10.140 seviyesinde, uçaklarsa normal seferlerine devam ediyorlardı. Boston'da Boylston Caddesi'nde sevinçten adeta uçarcasına yürüyen Clayton Riddell içinse hayat çok daha mutlu ve umut vericiydi. İyi bir çizgi roman anlaşması yapmış, geleceğin umut dolu kapıları artık önünde açılmaya başlamıştı.

Ancak, her şey bir anda olup bitti. Tahribatın nedeni, herkesin cep telefonlarından yayılan ve sonradan frekans adıyla anılacak olan fenomendi. Clay ve bu faciadan canını kurtaran birkaç kişi, kendilerini medeniyetin zifir karanlık çağında, etraflarını saran kaos ve inanılmaz bir katliamın içinde bulurlar. Frekans yüzünden insanlar akıldan yoksun bir sürüye dönüşürler. Ve onlar için evrim başlar...
(Tanıtım Yazısından)
%36 (152/432)
·Puan vermedi
Buick 8 faciasından sonra Cep'te de benzeri bir sonla karşılaştım. Okumaya çalışsam da artık yürümüyor, çünkü karakterlerin hikâyelerine olan ilgimi kaybettim. Cep, King'in başyapıtı Mahşer'e belki bir şekilde öykünen bir eser olabilir; ama kesinlikle Buick 8'den kat kat daha iyi, az sayıda karaktere odaklanan ama ilginç olmayı bir süre sonra bırakan bir kitap. Buradaki yorumların hepsi iyi, kitabı bitirebilenler güzel şeyler söylemiş..keşke ben de böyle diyebilseydim. Araya güzel edebiyat eserleri koyarak Stephen King okumaya devam...
432 syf.
·7/10
Kitabın ilk on sayfasını okuduğumda ilk yaptığım şey telefonumu kendimden uzak bir yere bırakmak oldu.Kesinlikle dehşet verici bir kitap. Konusuna gelecek olursak cep telefonlarından yayılan bir frekans ile bütün insanlar delirmeye başlıyor. Deliren insanlar kitaptaki adıyla Telemanyaklar önceleri insanlara saldırarak onları öldürüyorlar fakat ilerleyen günlerde bir tür evrim geçirerek normal insanlarla telepati yapabiliyorlar. Okurken dehşete düşüren bir kitaptı benim için. Ama daha farklı bir sonla bitebilir miydi?diye de düşünmedim değil. Son olarak kitapta da dediği gibi cep telefonları hayatımızı kolaylaştıran bir araç mı? Yoksa kıyametin habercisi mi? Romanı okuduktan sonra siz karar verin.
432 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Her zamanki Stephen King... Muhteşem hayal gücü, cümle aralarında verilmiş mesaj, psikolojinin en uç noktası... Tabi ki en iyi eseri değil ama, bilindik cümleleri ve kendine özgü tarzı ile okunması gerekenler arasında.

Sonuçta bu adam bilim kurgu-korku adına bir kral dostum :)
432 syf.
·Puan vermedi
Stephen King harika yazıyor ama bu kitabı beni pek tatmin etmedi. Çok durağan. Konu salgın bir virüsle ilgili. Bunu başta Stephen King yazacak diye çok sevinmiştim. Ancak anlatım çoktan sıkıyor insanı okurken. Pek bir heyecan yok. Sonunda ise bir şey olmuyor. Ama yinede de Stephen King kitabı okunur yapıyor. Cep telefonları için de verdiği kamu spotunu da unutmamak gerekir.
432 syf.
·Beğendi·10/10
Hayatımızın en büyük parçası haline gelen telefonlarımızın aniden bir numaralı düşmanınız olduğunu varsayın, bu fikir bile yeterince korkutucuyken beni esas etkileyen; böylesine büyük bir felaketten sonra yaşananlar. Hayatta kalma çabası çok güçlü, peki belki de gerçek zombilerin bizler olduğunu hiç düşündün mü sadık okuyucu?

Türkiyede basım yılı 2006 olan mütiş bir ön görü ürünü. Lakin o yıllarda henüz telefon üçüncü elimiz sıfatını taşımıyordu.

Kitaptan ne kadar etkilendiysem filmi bir okadar kötü, gereksiz, ucuz ve eksik olmuş. John Cusack ve Samuel L. Jackson bile kurtaramamış diyebilirim.
432 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10
Kitaba başlamadan önce şöyle yazara ve konuya bakınca insan müthiş bir şey bekliyor. Ama kitap beklentimin altında kaldı ya da ben beklentimi yüksek tuttum, bilemiyorum. Kitabın ilk sayfalarını okurken olaylar çok iyi bir şekilde gelişiyor, fakat ilerledikçe bir şey eksik gibi geliyor. O şey her neyse sonlara doğru kayboluyor.


Kitapta insanlar cep telefonlarından gelen bir frekansla deliriyorlar ve amaçları olmayan, saldırgan, düşünce yetisi olmayan bir canlıya dönüşüyorlar. Bu olaydan sadece telefonu olmayanlar ya da telefon kullanmayanlar kurtuluyorlar. Ve olaylar gelişiyor. Bence biraz durağan ama okunabilecek bir roman, sonuçta yazar Stephen King.
432 syf.
·1 günde
Stephen King bu eserinde yapmadığı bir şey yapıyor ve zombi eseri yazıyor. Aslında Stephen King kıyamet sonrası dediğimiz eserler daha evvelden yazmıştı. En bilinenlerden biri Mahşer bir diğeri de Kara Kule serisi idi. Lakin bunlarda zombiler işlenmemiş çok farklı şekilde ele alınmıştı. Bu eserinde cep telefonları için kullanılan teknolojik ağın kötü ellere geçmesi ile yollanan frekansların nelre yol açabileceği üzerinde durulmuş ve cep telefonlarının insanları bu sinyallerle nasıl zombileştirdiğini anlatmış. Aslında yazar cep telefonlarının günümüzdeki insanları gerçekten de zombileştirmesi üzerine bir gönderme yapıyor bana göre ki bunu herkesin elinde olan telefonla bir zombi edası ile etrafta dolaşmalarından anlayabiliyoruz.
432 syf.
·28 günde·Beğendi·8/10
Kitabın ilk yarısı gerçekten soluksuz okuyacağınız şekilde muhteşemdi. Walking Dead'i andıran bir dünya ve olayların nasıl gelişeceğine duyulan merak... Tamam dedim bu kitap olmuş. Derken ikinci yarısında kitap ilk heyecanını barındırmamaya başladı. Kitabın sonunu inanın zor getirdim ve sonunda da bir yere bağlanmaması beni derinden üzdü. Frekansı kim başlattı, niye başlattı hiç bahsetmedi. Hırpani adam bunları niye öldürmedi o kadar insan neden frekoya dönüştü bunlardan hiç bahsetmeden sadece hayatta kalma üzerine bir hikaye kurgulanmış. Devam kitabı var mı bilmiyorum ama yoksa da kesinlikle gelmeli cevaplanmayan bir sürü soru var. Efsane olabilecekken iyi bir hikaye olarak kaldı maalesef. Bir de sen Alice'i niye öldürüyorsun ya zaten 4 tane karakter var. Kız için o kadar betimleme yaptıktan sonra kitabın yarısından fazlası geçmişken benimsediğimiz bir karakteri amaçsızca durduk yere öldürmesi hoşuma gitmedi. Sonradan giren karakterlere de ısınamadım. Her neyse ilk okuduğum Stephen King romanı Yeşil Yol'du. Kitap ilk yarısıyla onun kadar iyi olmayı vaadetmesine rağmen 2.yarısı ve sonu yüzden ondan aşağıda kaldı.Puanım 8 ilk yarısı hatırına.
432 syf.
·6/10
Cep'in gerçekten enteresan bir konusu var. Cep telefonlardan çıkan sinyaller sayesinde, insanların zombi'ye dönüşmesi ve hayatta kalanların yaşam mücadelesini okuyoruz.
Zombi'ye dönüşen insanların bir ismi var: TELEMANYAK
Aslında King'in bu kitabında bizlere vermek istediği mesaj çok açık. Cep telefonları sayesinde çoğumuz öyle olmadık mı? Tam bi' telemanyak...
Gelelim içeriğine;
konu iyi ama kitap durağan. Heyecan yok. Gizem yok. Gerilim yok. Kitabın sonu neye bağlanacak diye merak edip sabırla okudum.
Kitabın peşine filmini izledim. Son zamanlarda izlediğim en berbat filmlerden. Bana göre John Cusack ve Samuel L. Jackson'un kariyer hayatları boyunca oynamış oldukları en kötü film. Oyunculuk zayıf, film vasat. İyi başladı, kötü devam etti, çok kötü de bitti. İnanın sonunu zor getirdim. Kısacası hem kitap hem film beklentimin çok altında kaldı. Bana göre her ikisi de vakit kaybıydı...
432 syf.
·8/10
Kitabı okuduğum yıllarda, belli bir zaman telefon kullanırken aklıma yerleşen acayip sahneler oluyordu. Kolay değil tabi bu yazar karşısında öyle sakin okuyup kendini kaptırmamak :)

Belli kısım tarafından yerilen kitap diğer kitaplarına oranla biraz geride olabilir fakat korku/gerilim dalını sevenler için sıkılmadan ,bir seferde okunacağından şüphem yok

Kısaca konusunu özetlemek gerekirse :
-Cep , günümüzde de bizi bağımlı eden cep telefonlarının ne derece tehlikeli olabileceğini ilginç bir kurguyla bizlere aktarıyor.
432 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
Bir çoklarının romanı beğenmediğini gördüm. Bir zombi romanı olarak yaklaşırsak tabi ki gözlemlerimizin altında bir şeyle karşılaşırız amma eğer King okuyorsak tam bir başyapıt olur bu)) Yine telepati, sosyoloji davranımlar ve daha ötesi şeyleri bir yere toplama işini Üstad güzel yapmış) Sonu beklentilerin altında olsa da roman boyunca soluk soluğa bırakıyor insanı. Bir ara sıkıla bilirsiniz ancak kitabı bırakmasanız bir daha elinizden düşmez. Saygılar))
432 syf.
·Beğendi·10/10
Hayatımda okuduğum en iyi gerilim romanlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Bilinçaltıma kök salmış ve hala rüyalarımı işgal eden çok başarılı bir kurgusu var!
... ve aynı anda sokak lambaları her şeyin sona ermediğine, hala umut olduğuna bir işaretmiş gibi yanıverdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cep
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752107335
Orijinal adı:
Cell
Çeviri:
Canan Kim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Günlük yaşamın vazgeçilmezi olan cep telefonları
hayatımızı kolaylaştıran bir araç mı, yoksa kıyametin habercisi mi?

Ekim ayının sıradan bir günüydü. Borsa 10.140 seviyesinde, uçaklarsa normal seferlerine devam ediyorlardı. Boston'da Boylston Caddesi'nde sevinçten adeta uçarcasına yürüyen Clayton Riddell içinse hayat çok daha mutlu ve umut vericiydi. İyi bir çizgi roman anlaşması yapmış, geleceğin umut dolu kapıları artık önünde açılmaya başlamıştı.

Ancak, her şey bir anda olup bitti. Tahribatın nedeni, herkesin cep telefonlarından yayılan ve sonradan frekans adıyla anılacak olan fenomendi. Clay ve bu faciadan canını kurtaran birkaç kişi, kendilerini medeniyetin zifir karanlık çağında, etraflarını saran kaos ve inanılmaz bir katliamın içinde bulurlar. Frekans yüzünden insanlar akıldan yoksun bir sürüye dönüşürler. Ve onlar için evrim başlar...
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 349 okur

  • Tamer Sağcan
  • Ilgın Erkan
  • Serhat Cüre
  • İlayda Vural
  • Rabia Berber
  • Ercan Orcan
  • gökyüzübenim
  • Cemil Çelik
  • Edip Boztepe
  • ayse

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%21.4
25-34 Yaş
%36.5
35-44 Yaş
%23
45-54 Yaş
%8.7
55-64 Yaş
%1.6
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62
Erkek
%38

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.3 (28)
9
%14.8 (17)
8
%19.1 (22)
7
%21.7 (25)
6
%9.6 (11)
5
%2.6 (3)
4
%3.5 (4)
3
%2.6 (3)
2
%0.9 (1)
1
%0.9 (1)