·
Okunma
·
Beğeni
·
5519
Gösterim
Adı:
Kemik Torbası
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
592
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754059748
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Bag Of Bones
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Kemik Torbası
Kemik Torbası
Ünlü bir yazar olan Michael Noonan karısının ani ölümüyle adeta hayata küser. Ne yaptığı işe, ne de çevresine karşı bir isteği kalmıştır. Tüm bunların yanında yaşadığı yalnızlık duygusu beraberinde bunalımları ve kâbusları getirir. Her gece Sara Laughs adını verdikleri yazlık evlerini rüyalarında görür. Karşı koyamaz ve gider. Artık yeni bir hayata uyanacağını düşünmektedir. Ne var ki hiçbir şey göründüğü gibi değildir. O lanetli evde, kâbuslarının birer gerçek olduğunu anlaması uzun sürmez. Burası, dünyanın bu cennet köşesi, aslında hayal ve gerçeğin birbirinden ayrılmadığı bir cehennemdir.

Ödüller : 1999 Bram Stoker Ödülü
592 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kemik Torbası, hem okuma etkinliği (#30096680) sayesinde okuduğum ilk kitap hem de Stephen King'den okumuş olduğum ilk kitap. Aslında öneriler üzerine ben de Medyum'la ya da Hayvan Mezarlığı'yla başlamak istemiştim ama bazı sebeplerden dolayı iki kitap da bir türlü elime geçmeyince, arkasını okuyup beğendiğim için Kemik Torbası ile başladım. Ancak kitabı bitirdikten sonra Stephen King'e başlamak için yanlış bir seçim olduğuna karar verdim.

Konusundan kısaca bahsedecek olursak: ünlü yazar Michael Noonan, karısının ölmesi üzerine toparlanamaz. Yazı yazmaya bir türlü devam edemez ve rüyalarında sürekli eşiyle gittikleri yazlığı ürkütücü bir biçimde görür. Bu rüyaların bir işaret olduğunu düşünerek Sara Laughs ismini verdikleri bu yazlığa gider. Gittiği zaman Mike'ın orada neler yaşadığını okuyoruz. Hem bu korkunç evle ilgili gerçekleri hem de eşinin kendisinden sakladıklarını öğrenecektir...

Kitabın korkunç kısmının daha ağır basmasını isterdim. Bazı bölümlerini heyecanla okudum, bazı bölümlerinde de sıkıldım ama son sayfalara doğru hız kazandı. Çok sevdiğimi söyleyemem ama sevmediğimi de söyleyemeyeceğim, ortalama bulduğum bir kitap oldu. Stephen King'in diğer kitaplarını çok merak ediyorum. Herkese iyi okumalar :)
592 syf.
·7/10
Bu üçüncü Stephan King romanım. Şansıma hiç korku hikayesine denk gelmedim sanırım. Ne yazık ki bu da korku değildi. Yine de hikaye oldukça güzel, kitabın içine çekiliyor, olacakları merak ediyorsunuz. Onun ustalığı da burada yatıyor olmalı. Ancak kitap beni çok yordu; devamlı bir koşuşturmaca, bekleyiş, olaylar, olaylar ve son. Sanırım asıl bu sonda bir sorun var. O kadar olaydan, abartıdan sonra son sizi doyurmuyor, daha iyisi olabilirdi, böyle bitmemeliydi diyorsunuz ya da ben hayalet hikayesinden daha farklı bir şeyler beklemiştim. Belki de Stephan King'in ustalığını konuşturduğu başka bir kitap okumalıyım. Çok daha farklı ve kesinlikle çok daha korkunç bir kitap...
  • Sis
    8.0/10 (341 Oy)274 beğeni1.243 okunma202 alıntı9.318 gösterim
  • Mahşer
    8.8/10 (532 Oy)510 beğeni1.394 okunma884 alıntı16.939 gösterim
  • Sadist
    8.6/10 (608 Oy)514 beğeni1.603 okunma302 alıntı12.625 gösterim
  • Silahşor
    8.0/10 (403 Oy)311 beğeni1.115 okunma500 alıntı5.427 gösterim
  • Medyum
    8.5/10 (732 Oy)604 beğeni2.142 okunma343 alıntı15.973 gösterim
  • Kujo
    8.2/10 (287 Oy)222 beğeni763 okunma137 alıntı4.759 gösterim
  • Ruhlar Dükkanı
    8.6/10 (198 Oy)193 beğeni634 okunma108 alıntı10.420 gösterim
  • Göz
    8.0/10 (770 Oy)580 beğeni2.410 okunma247 alıntı15.170 gösterim
  • Karanlık Öyküler
    8.1/10 (166 Oy)140 beğeni599 okunma188 alıntı4.449 gösterim
  • 22/11/63
    9.1/10 (428 Oy)413 beğeni896 okunma842 alıntı14.082 gösterim
592 syf.
·Beğendi·10/10
ne yalan söyleyeyim, bir stephen king romanının kötü olabileceğini zaten düşünmüyordum ama bu kadar da muhteşem olacağını hiç tahmin etmemiştim. ilk başlar biraz sıkıcı olsa da giderek hızlanıyor. son iki yüz sayfadaki tempo inanılmaz. kitabı bitirebilmek için bu sabah 05:00 de kalktım. tabi bunda kitapta kişisel takıntılarımla ilişkili üç yaşında bir kız çocuğununda olmasının payı var.

son bölüm aynen hızlı ve uzun bir koşunun ardından nefesinizi düzenlemek için yapılan yürüyüş gibi. ayrıca satır aralarında kalan veya kaçırdığınız detayların da üzerinden geçmek için iyi bir fırsat. kesinlikle kusursuz bir eser. korkutucu ve müthiş bir roman. http://ucalisan.blogspot.com.tr/2014/12/kemik-torbas.html
592 syf.
·Beğendi·10/10
Baştan sona sürükleyici bi kitaptı. İnsan korku kitabında ağlarmı? Ağlar efendim. ! Hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan biri. Baştan sona ne olacağını merakla beklıyosunuz. Sona yaklaştıkca korkutmaktan ziyade ağlatmaya başlıyor insanı. Her satırını zihninizde film izler gibi canlandırıyorunuz. Son 400 sayfasını 1 gece de okudum.herkese mutlaka okumasını tavsiye ederim.
592 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
Stephen King'in severek okuduğum kitaplarından bir tanesi daha :) Kitap başlangıçta her ne kadar ağır tempoda ilerleyip beni biraz sıksa da çok geçmeden sürükleyici bir hal alıyor. Eşininin ölümüyle sarsılan yazar Mike Noonan yazarlara özgü duraklama devresine girdiğini düşünmekte ve neredeyse her gece gördüğü kabuslarıyla boğuşmaktadır. Bu durumdan kurtulmak ümidiyle ölen eşi Jo ile birlikte arada kalmaya gittikleri Sara Laughs'a gitmeye karar verir. Oraya gitmesiyle bütün hayatı değişir ve kendini korkunç olayların içinde bulur. Bir yandan küçük Kyra'yı korumaya çalışırken bir yandan Sara Laugs'la savaşmaya çalışır. Eşiyle ilgili gerçekler de çok geçmeden açığa çıkacaktır.
592 syf.
·9 günde·10/10
Diğer kitapların haksızlık edeceğim kesinlikle en okuduğum en iyi Stephen King kitabıydı.Bunu net bir şekilde söylüyorum.Birazda Bram Stoker okuyayım...
592 syf.
·100 günde·Puan vermedi
Çok uzun zamandır inceleme yapmamıştım ama artık bu yeni yılda inceleme de yapmak istiyorum. Umarım bu kararımın arkasında durabilirim :)

Evet. Öncelikle bu kitaba çok uzun zaman önce başlamıştım ama bazı sebeplerden dolayı okuyamamıştım ve kitabı bu son hafta da okudum diyebilirim.

Bir Stephen King hayranı olarak her ne kadar bunu söylemek istemesem de kitabın yarısına kadar olan kısmını okurken çok sıkılmıştım. Çünkü olay örgüsü hep bir velayet davası üzerinden geçiyordu ve bu da benim açıkçası pek ilgimi çekmiyordu. Tabi ki bunun yanında insanı geren ya da insanda merak duygusu uyandıran kısımlar da vardı fakat velayet davası çoğunluktaydı.

Kitabın diğer kısmı yani ikinci yarısında ise olaylar tam da istediğimiz gibi oldu. Merak uyandıran olaylar çoğaldı, gerilim arttı. Hatta bundan olsa gerek ikinci yarısını iki günde okudum.

Her ne kadar olay örgüsü sıradan görünse de kitabın sonuna geldiğinizde aslında öyle olmadığını anlıyorsunuz ve bu çok etkileyici bir şey. Hatta beni kitapta en çok etkileyen şey bu olmuştu. Spoiler vermek istemediğim için ayrıntı da vermeyeceğim fakat kısaca şu şekilde anlatabilirim:
Bir şeyler oluyor; bunlar çok normal, çok doğal, tesadüf eseri olan şeyler.
Ama gerçekten de öyle mi?

Kitabın ikinci kısmında bir sürü şaşırtıcı olay vardı ki aslında bu çok doğal, ne de olsa sırların açıklığa kavuştuğu kısım. Sık sık bir sürprizle karşılaştım.
Kitabı okuduğum sürece ise gerçekten öfke, hüzün, sevinç, acı hissettim. Yani bir sürü şey hissettim ki bence bu bir kitabı etkileyici kılan şeydir. Stephen King ise okuyucuya bir sürü şey hissettiriyordu.

Son olarak kitap hakkında şunu belirtmek istiyorum; okuduğunuza kesinlikle pişman olmazsınız. Belki benim gibi başlarda sıkılabilirsiniz ya da önceden almış ve sıkıldığınız için yarım bırakmış olabilirsiniz ama kesinlikle devam edin. Bırakmayın, okunmayı kesinlikle hak eden bir kitap. Bunu yazarından da anlayabilirsiniz zaten ;)
592 syf.
·7 günde·7/10
Karısı ansızın öldükten sonra bunalıma, duraklama dönemine giren yazarımız Mike Noonan kötü rüyalar görür. Göl kıyısındaki ev Mike’ı çağırır. Bu dönemde ölüler Mike ile iletişime geçer ve geçen zaman kabusu olur.

Kitabın ilk 300 sayfası çok ağır ilerliyor. Bitse de gitsem havasındaydım açıkçası. Okurken bitirmek için zorladım kendimi adeta. Yarım bırakmayıp okumaya devam ettim. 300. Sayfalardan sonra olaylar biraz daha tempolu bir hal almaya başladı. Kitap baştan sona kadar yazarımızın yani birinci şahısın ağzından anlatılıyordu. Okuduğum diğer Stephen King romanlarına göre bu biraz sönük kalıyordu. Yine de okunabilir.
592 syf.
·Beğendi·6/10
Kalınlığıyle ürküten fakat Stephen King romani oldugu için heyecanla başladığım kitap... Güzeldi fazlasiyla güzeldi. Sabredip ilk 100 sayfayi gecirebilirseniz devami heyecan veriyor benim deyimimle kendi kendini okutturuyor...
592 syf.
·31 günde·10/10
Stephen King ile tanışmama vesile olan ilk kitap olduğu için yeri bende hep ayrı olacak bunu içimde bir yerlerde, bir şekilde biliyorum. Kitabın değerlendirmelerine baktığım zaman yazarın en ürkünç kitabı olduğu iddia ediliyordu. Eğer benim gibi korku, gerilim seviyorsanız sizi tatmin edecek kadar ürkünç evet ama abartılacak kadar ürkünç olduğunu düşünmüyorum. Fakat bu demek değildir ki kitabı beğenmedim, aksine çok-aşırı diyebilecek kadar beğendim. Hikayenin temeli klişe olsa bile bir kemik torbasından ibaret olan benden kendine 10 puan almayı haketti.
592 syf.
·10/10
Micheal Noonan, kitabın ana karakteri ve bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. Karısının ani ölümüyle beraber, rüyalarının da etkisiyle soluğu göl kenarındaki yazlık evlerinde alıyor. Bu evin bir sırrı var ve bu sır açığa çıktığı anda artık geri dönmek için çok geç kaldığını farkediyor. Kitap genel olarak oldukça sürükleyiciydi. Belki Stephen King tarzını benimsediğim ve beğendiğimden dolayıdır, ancak gerçekten heyecan verici bir kurgusu var. Oldukça hayaletli bir kitap, fakat bu durum beni sıkmadı. Kaldı ki King, doğaüstü olayları gerçeklerle öyle bir harmanlıyor ki; hayaletler bile göze batmayacak bir hal alıyor. Kitabı okurken beni en çok sıkan ve zaman zaman kafamı karıştıran şeylerden biri, kitapta sıkça görülen yazım yanlışları. Özellikle iyelik eklerinin büyük bir bölümü yanlış yazılmıştı ve bu durum sürekli duraklamama ve düzeltme yaparak hikayeyi bölmeme sebep oldu. Kitabın farklı bir şekilde sonlanmasını dilerdim, fakat eğer okursanız göreceksiniz ki Stephen King'in bu konuda oldukça iyi bir açıklaması var. :)
592 syf.
·14 günde·3/10
Büyük umutlarla aldığım roman, beklediğimin bayağı altındaydı. Karabasan, hayalet, yer değiştiren eşyalar... Kitabı okurken sıkıldım. Vaktim kayboldu kaç gündür... Aslında romanı gerilim türü olarak düşünüp almıştım. Ama hiç gerilim unsurlarını barındırmıyor bünyesinde. Gerçek dışı olan bu olay örgüsü bana kitap bitsin artık dedirtti.
Ama biri bana, “İyi misin?” diye sorduğu zaman, “Hayır, değilim,” diyemem. “Bana yardım et,” de diyemeyeceğim gibi.
İnsanların da bir tür hayvan oldukları iddia edilir.Beyni canlılardan biraz daha büyükçe bir tür.Ve özellikle yaşam planındaki yerlerine büsbütün inanan canlılar.
Evet, doğru, insanlar kitaplardan daha çok CD alıyor. Daha çok sinemaya gidiyor ve televizyonu da daha fazla izliyorlar. Ancak, romancıların çizdikleri üretim eğrisi diğerlerine göre daha uzun. Belki de bunun nedeni okuyucuların, yazılı olmayan sanatlara meraklı kimselerden biraz daha zeki olmaları ve bu yüzden her şeyi daha uzun bir süre hatırlayabilmeleridir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kemik Torbası
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
592
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754059748
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Bag Of Bones
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Kemik Torbası
Kemik Torbası
Ünlü bir yazar olan Michael Noonan karısının ani ölümüyle adeta hayata küser. Ne yaptığı işe, ne de çevresine karşı bir isteği kalmıştır. Tüm bunların yanında yaşadığı yalnızlık duygusu beraberinde bunalımları ve kâbusları getirir. Her gece Sara Laughs adını verdikleri yazlık evlerini rüyalarında görür. Karşı koyamaz ve gider. Artık yeni bir hayata uyanacağını düşünmektedir. Ne var ki hiçbir şey göründüğü gibi değildir. O lanetli evde, kâbuslarının birer gerçek olduğunu anlaması uzun sürmez. Burası, dünyanın bu cennet köşesi, aslında hayal ve gerçeğin birbirinden ayrılmadığı bir cehennemdir.

Ödüller : 1999 Bram Stoker Ödülü

Kitabı okuyanlar 955 okur

  • Göksu Güldoğan
  • Gürsoy
  • Aykut Durmuş
  • Bilal Işık
  • Seren⚯ ͛
  • Damla kızıltaş
  • Sahra türk
  • Gülistan Bakıroğlu
  • Sevval erdemir
  • Cüneyit Özen

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%3.3
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%36.8
35-44 Yaş
%28.7
45-54 Yaş
%9.1
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.1
Erkek
%29.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.8 (70)
9
%18.3 (46)
8
%22.6 (57)
7
%17.5 (44)
6
%5.6 (14)
5
%4 (10)
4
%0.8 (2)
3
%0.8 (2)
2
%1.2 (3)
1
%0