Kemik Torbası kitabını okurken yirmili yaşlarıma bir yolculuk yapmış hissine kapıldım. 2001 yılında almış ve birkaç gün içinde bitirmiştim bu güzel romanı. Bir çok kişiye tavsiye, bir çok kişiye de hediye ettim vaktiyle. Ve tam yirmi bir yıl sonra yeniden okurken, o zamanlara geri döndüm ister istemez.
Stephen King okurlarının aşina olduğu klasik karakterleri vardır: Yazarlar, küçük çocuklar, siyahiler, engelli bireyler gibi. Hemen her romanında karşımıza çıkan tanıdık simalardır her biri. Kemik Torbası romanında da baş karakterimiz, ünlü bir yazar olan Michael Noonan. Noonan, eşinin yazdan kalma sıcak bir günde yol ortasında aniden ölümüyle yeni ve sessiz bir hayata başlar. Bu hayatta yazarların "Duraklama Dönemi" adını verdikleri ve uzunca bir süre yazma becerisini kaybettikleri bir süreç, her gece gelen korkunç kâbuslar ve baş edilemez bir yalnızlık hissi vardır.
Dark Score gölü kıyısında bulunan Sara Laughs isimli eski bir villa satın alarak, eşi Johanna ile birlikte huzurlu ve sakin günler geçirmek isteyen yazarımız, ne yazık ki Johanna'dan sonra büyük bir depresyona girecektir. "Jo"nun ölümünden dört yıl kadar sonra, hayat ciddi anlamda çekilmez olmaya başladığı bir zaman diliminde Mike'ın yaşamındaki durağanlık değişmeye başlar. Mattie Devore ve üç yaşındaki küçük kızı Kyra ile tanışması bir dönüm noktası olur. Ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
King evreninden sahneler de yer alıyor kitabımızda. Dikkatli okurların gözünden kaçmayacak şekilde üstelik. Sözgelimi, Johanna Noonan'ın okuduğu kitabın yazarı William Denbrough, O'daki kekeme Bill'den başkası değil. Ve Uykusuzluk romanındaki yaşlı Ralph Roberts vesilesiyle de Kara Kule'ye bir selam duruyoruz.
Kahramanımız Michael Noonan'ın da benim gibi Somerset Maugham hayranı olması ayrıca hoşuma giden
Stephen King ’i hep “korku ustası” olarak duyardım ama Kemik Torbası benim için bambaşka bir deneyim oldu. İlk defa King okudum ve açıkçası bu kadar duygusal, bu kadar hüzünlü bir hikâye beklemiyordum.
Eşi öldükten sonra yazamayan bir yazarın sessiz bir göl kenarına çekilmesiyle başlıyor her şey. Ama o göl, o ev, o sessizlik... yavaş yavaş içini kemiren bir karanlığa dönüşüyor. King korkuyu çığlıklarla değil, sessizlikle veriyor. Bazı sayfalarda gerçekten bir şeylerin seni izlediğini hissediyorsun ama aynı zamanda Mike’ın yalnızlığına da üzülüyorsun.
En çok şaşırdığım şey, bu kitabın aslında bir yas ve kabullenme hikâyesi olması. Hayaletler var evet, ama onlar bile insana ait duyguların bir yansıması gibi. Korkudan çok bir ağırlık bırakıyor insanda.
King’in anlatımı çok canlı. Betimlemeleri sayesinde o gölün kenarındasın, o evin içindesin, rüzgârı duyuyorsun. Sayfalar ilerledikçe kitabın içine çekiliyor, çıkamıyorsun.
Son sayfayı kapattığımda hissettiğim şey şuydu:
“Bu adam sadece korku yazarı değil. Bu adam insanın içindeki karanlığı yazıyor.”
Stephen King beni korkutmadı belki ama huzursuz etti, düşündürdü ve biraz da kalbimi burktu.
İlk King deneyimimden sonra artık kesin biliyorum: Bu adamın karanlığında kaybolmaya değer.
STEPHEN KING || KEMİK TORBASI
Ünlü bir yazar olan Michael Noonan karısının ani ölümüyle hayata küser. Ne yaptığı iş, ne ailesi, ne de sosyal çevresi onu ilgilendirmektedir. Tüm bunların yanında yalnızlık duygusu beraberinde kâbusları da getirir. Michael her gece, Sara Laughs ismini verdikleri yazlık evle ilgili rüyalar görmeye başlar. Burası, dünya için cennet köşesi; Michael içinse hayal ile gerçeğin birbirinden ayrılamadığı bir cehennemdir.
Harika betimlemeleri ve muazzam anlatımıyla okuyucusuna kitap içinde bir köşe ayırıp; izleme fırsatı tanıyan King, eşsiz bir kurgu kaleme almış. Karakterleriyle, atmosferiyle dolu dolu bir okuma sürecine hazır olun derim. Konusu itibariyle bir hayli ağır bir kitap. Kemik Torbası'nda dram, aşk, özlem, çaresizlik yoğun olarak işlenmiş. Bir noktadan sonra kitabın bir parçası olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ana karakterin psikolojik süreçlerini, ruh halini, sevdiğini kaybeden bir insanın arafta kalışını ustaca anlatan King, korkudan ziyada kasvetli bir havaya etkileyici bir aşk hikayesi bırakmış.
Hazırsanız, Sara Laughs adındaki yazlık evde, hayal mi gerçek mi sorularına cevap arayabilirsiniz. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.
Bu üçüncü Stephan King romanım. Şansıma hiç korku hikayesine denk gelmedim sanırım. Ne yazık ki bu da korku değildi. Yine de hikaye oldukça güzel, kitabın içine çekiliyor, olacakları merak ediyorsunuz. Onun ustalığı da burada yatıyor olmalı. Ancak kitap beni çok yordu; devamlı bir koşuşturmaca, bekleyiş, olaylar, olaylar ve son. Sanırım asıl bu sonda bir sorun var. O kadar olaydan, abartıdan sonra son sizi doyurmuyor, daha iyisi olabilirdi, böyle bitmemeliydi diyorsunuz ya da ben hayalet hikayesinden daha farklı bir şeyler beklemiştim. Belki de Stephan King'in ustalığını konuşturduğu başka bir kitap okumalıyım. Çok daha farklı ve kesinlikle çok daha korkunç bir kitap...
Kemik TorbasıStephen King · Altın Kitaplar · 20232,187 okunma
King'in beni şaşırtmamasını seviyorum. Onun kitaplarına başladığım da pişman olmayacağımı biliyorum. Kemik torbası da mükemmeldi.
Doğa üstü olayları anlatımı o kadar mükemmel ki sanki gerçekten varlarmış gibi hissediyorsunuz
Kemik TorbasıStephen King · Altın Kitaplar · 20232,187 okunma
Hayal gucunuzu canlandiracak, hayalet ve gerimlerle dolu harika bir anlatim. Esini kaybettikten sonra mesleginde bir duraklama donemi yasayan yazar gol evine yerlesiyor. Hayaletli, efsunlu, gizemli bir ev. Olaylar inanilmaz akil almaz sekilde gelisiyor. Gerilim ve heyecan seviyorsaniz kesinlikle okumalisiniz...
Kitapla kalin...
Kemik TorbasıStephen King · Altın Kitaplar · 20232,187 okunma
Kemik Torbası, hem okuma etkinliği (#30096680) sayesinde okuduğum ilk kitap hem de Stephen King'den okumuş olduğum ilk kitap. Aslında öneriler üzerine ben de Medyum'la ya da Hayvan Mezarlığı'yla başlamak istemiştim ama bazı sebeplerden dolayı iki kitap da bir türlü elime geçmeyince, arkasını okuyup beğendiğim için Kemik Torbası ile başladım. Ancak kitabı bitirdikten sonra Stephen King'e başlamak için yanlış bir seçim olduğuna karar verdim.
Konusundan kısaca bahsedecek olursak: ünlü yazar Michael Noonan, karısının ölmesi üzerine toparlanamaz. Yazı yazmaya bir türlü devam edemez ve rüyalarında sürekli eşiyle gittikleri yazlığı ürkütücü bir biçimde görür. Bu rüyaların bir işaret olduğunu düşünerek Sara Laughs ismini verdikleri bu yazlığa gider. Gittiği zaman Mike'ın orada neler yaşadığını okuyoruz. Hem bu korkunç evle ilgili gerçekleri hem de eşinin kendisinden sakladıklarını öğrenecektir...
Kitabın korkunç kısmının daha ağır basmasını isterdim. Bazı bölümlerini heyecanla okudum, bazı bölümlerinde de sıkıldım ama son sayfalara doğru hız kazandı. Çok sevdiğimi söyleyemem ama sevmediğimi de söyleyemeyeceğim, ortalama bulduğum bir kitap oldu. Stephen King'in diğer kitaplarını çok merak ediyorum. Herkese iyi okumalar :)
Kemik TorbasıStephen King · Altın Kitaplar · 20232,187 okunma
Çocukluğuma hasar veren Stephen King kitaplarından biri. Üstüne üstlük o yaşlarda bunların gerçek olduğuna inanırdım. Lütfen çocuklarınızın okuduğu kitapların yaş sınırına dikkat edin.
Okumaya ilk başladiğim kitapti. Kendimi o kadar kaptirmistim ki sanki kitabin icinde yasiyordum.Onun sayesinde sevdim hem yazari hem okumayi tavsiye ederim.
Kemik TorbasıStephen King · Altın Kitaplar · 20232,187 okunma
ne yalan söyleyeyim, bir stephen king romanının kötü olabileceğini zaten düşünmüyordum ama bu kadar da muhteşem olacağını hiç tahmin etmemiştim. ilk başlar biraz sıkıcı olsa da giderek hızlanıyor. son iki yüz sayfadaki tempo inanılmaz. kitabı bitirebilmek için bu sabah 05:00 de kalktım. tabi bunda kitapta kişisel takıntılarımla ilişkili üç yaşında bir kız çocuğununda olmasının payı var.
son bölüm aynen hızlı ve uzun bir koşunun ardından nefesinizi düzenlemek için yapılan yürüyüş gibi. ayrıca satır aralarında kalan veya kaçırdığınız detayların da üzerinden geçmek için iyi bir fırsat. kesinlikle kusursuz bir eser. korkutucu ve müthiş bir roman. ucalisan.blogspot.com.tr/2014/12/kemik-t...
Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine), korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilimkurgu ve fantazya türlerinde eserler üreten Amerikalı yazar ve senarist. Kitapları toplam 350 milyon kopyadan fazla sattı ve çoğunun film, televizyon dizisi, mini dizi ve çizgi roman uyarlamaları yapıldı. Yedi tanesi Richard Bachman müstear ismiyle olmak üzere, 62 roman ve 5 kurgu dışı eser yayınladı. Ayrıca çoğu, kitap koleksiyonlarında yayınlanan 200 kadar öykü yazmıştır.
İlki 1987 yılında Sadist (Misery) romanı başta olmak üzere toplam 15 kez Bram Stoker Ödülü'ne layık görüldü. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı (National Book Foundation) tarafından "Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası" ile onurlandırıldı. 2004 yılında Dünya Fantazya Konvansiyonu (World Fantasy Convention) tarafından "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü. 2007 yılında Amerikan Gizem Yazarları Organizasyonu (Mystery Writers of America) tarafından "Grand Master" ödülüne layık görüldü. Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle, 2015 yılında Ulusal Sanat Vakfı (National Endowment for the Arts) tarafından "Ulusal Sanat Madalyası" ile onurlandırıldı.
İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayımlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp 2005 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Yeşil Yol (The Green Mile), Esaretin Bedeli (the Man Who Loved Rita Hayworth aka the Shawshank Redemption) gibi pek çok kitabı senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır. İlk profesyonel kısa öykü satışını The Glass Floor adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories'e yapmıştır (1967). Kitaplarının çoğu memleketi Maine'de geçer.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King